21. Hukuk Dairesi 2016/3146 E. , 2016/3379 K.
"İçtihat Metni"
Davacı, Kurum işleminin iptali ile emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının gerçek ve fiili Bağ-Kur"a bağlı çalışmasının 02/02/1986-21/06/1988 tarihleri arasında olduğunun tespiti ile 21/06/1988-07/05/2003 tarihleri arasında Bağ-Kur"lu olmaması sebebiyle Kurum tarafından yapılan borçlandırma işleminin iptali ve davacının sigortalılık süresine göre yaş haddinden emekliliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 02/02/1986-21/06/1988 tarihleri arasında bağkur sigortalısı olduğunun tespitine, 01/01/1985-01/02/1986 ve 22/06/1988-31/12/1993 tarihleri arasındaki bağkur sigortalılığına ilişkin talep olmaması nedeni ile sigortalılığınn tespiti kararının verilmediğine, davacının yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 03/04/1986 varide tarihli giriş bildirgesi ile 01/01/1985 tarihinde başlayan vergi kaydı gereğince davacının Bağ-Kur sigorta tescilinin yapıldığı, davacının 30/05/2011 tarihinde 6111 sayılı yasadan yararlanarak yapılandırma talebinde bulunduğu, Kurum tarafından 01/01/1985-31/12/1993, 01/01/1996-14/05/1997 ve 01/01/1999-07/05/2003 tarihleri arasındaki sigortalılık süresi için yapılandırma planı hazırlandığı, davacının Kuruma verdiği 23/09/2011 tarihli dilekçesi ile çalışmasının başlıngıç tarihi ve bitiş tarihinin trafik tescil kaydı ile sabit olduğunu belirterek sigorta tarihlerinin buna göre tespit edilmesini talep ettiği, Kurum tarafından davacının oda kaydının 07/05/2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile silindiği anlaşıldığından bu tarih itibariyle sigortalılığının sonlandırıldığı, Gölcük Vegi Dairesi tarafından davacının kamyon işletmesi faaliyetinden dolayı 01/01/1985 tarihinde vergi kaydının başladığının, sicil defterlerinde terk kaydı bulunmakla beraber 17/08/1999 tarihinde meydana gelen depremde arşiv yıkıldığı için kesin terk tarihinin tespit edilemediğinin bildirildiği, davacının ayrıca 16/07/1988-28/03/1990 ve 27/07/1992-31/12/1993 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, davacının kaydının 14/09/1983 tarihinde yapıldığı, Oda Başkanlığına verdiği 07/05/2003 tarihli dilekçesi ile vergi kaydının son bulduğu 26/06/1988 tarihi itibariyle kaydının silinmesini talep ettiği, 07/05/2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile 26/06/1988 tarihi itibariyle kaydının silinmesine karar verildiği, 20/04/1972-16/11/1974 arasında 913 gün, 01/12/1994-30/12/1994 arasında 30 gün, 31/12/1994-31/12/1995 arasında 194 gün, 15/05/1997-31/12/1998 arasında 360 gün, 29/09/2009-30/03/2011 arasında 812 gün 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının bulunduğu anlaşılmaktadır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa"nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa"nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa"nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
6645 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna geçici 63. madde eklenmiş olup “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur.” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, davacının oda kaydının 07/05/2003 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile silinmesine karar verilmesi sebebiyle Kurum tarafından oda kaydının bu tarihte son bulduğunun kabul edilmesi doğru olup vergi kaydı ve oda kaydına göre 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu süreler haricinde 07/05/2003 tarihine kadar Bağ-Kur sigortalısı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Bağ-Kur sigortalılığının iptal edilmesi mümkün değildir. Ancak, 6645 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 63. madde gereğince sigortalılığının durdurulması imkanı bulunmaktadır.
Yapılacak iş, davacının Bağ-Kur sigortalılığı ile ilgili olarak yaptığı prim ödemesi bulunup bulunmadığını, prim borcu olup olmadığını tespit etmek, 6645 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 63. madde kapsamında davacının sigortalılığının durdurulmasının mümkün olup olmadığı hususunda değerlendirme yaparak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.