
Esas No: 2014/2569
Karar No: 2015/2546
Karar Tarihi: 14.04.2015
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/2569 Esas 2015/2546 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVACILAR :
Taraflar arasındaki iadeyi muhakeme davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılardan ... ve vekili Av. ... gelmiş, davalı vekili Av. ..."a çıkarılan tebligatın bila tebliği iade edildiğinden, davacılar vekilinin duruşma talebinden vazgeçtiğini, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, yüklenici müvekkili ile davalılar arasında 18.12.2008 tarihinde gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşığı inşaat sözleşmesi yapılarak, davalı ile birlikte diğer arsa sahiplerine 150.000,00 TL bedelli teminat senetleri verildiğini, müvekkillerinin inşaatı bitirip teslim ettiğini, diğer hissedarların teminat olarak verilen senetleri iade etmelerine rağmen davalının iade etmediğini, icraya konduğunu, açılan menfi tespit davasının reddedildiğini, dava konusu senetteki 15.10.2008 tanzim tarihinin sahte olduğunu, davalının 09.08.2010 tarihli Cumhuriyet Savcılığına verdiği dilekçe ve ifadesinden de yalan söylediğinin anlaşıldığını, dava konusu senedi inşaat sözleşmesi tarihi olan 18.12.2008 tarihinden sonra yapılacak olan binada daire satın almak için verdiği bedele karşı aldığını söylemesine karşın dava konusu senetteki tanzim tarihinin inşaat sözleşmesinden yaklaşık 2 ay önce 15.10.2008 tarihi olarak görüldüğünü, bu hususta davalının hileli davrandığını ileri sürerek, menfi tespit dosyasındaki yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini ve yargılamanın yeniden yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hususların tamamının Ticaret Mahkemesi"nin 2009/1130 Esas sayılı dosyasında ileri sürüldüğünü ve tartışıldığını, yeni bir iddia olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yargılamanın iadesi istenen kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşmiş olduğu, yargılamanın iadesi talebindeki hususların yargılamanın iadesinin istenmesi için kanunda sayılan hallerden hiçbirine girmediği gerekçesiyle, HMK"nın 379. maddesi gereğince işin esasına girilmeksizin yargılamanın iadesi davasının mesmu olmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK"nın geçici 3. madesinin 1. bendine göre Bölge Adliye Mahkemeleri"nin göreve başlamalarından önce, aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı HUMK"nın 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. maddeleri hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
O halde, mahkemece, 1086 sayılı HUMK"nın 445. madde hükmü gereğince yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, henüz yürürlüğe girmeyen 6100 sayılı HMK"nın 375. maddesi uyarınca talebin reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK"nın 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru olan kararın değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.