
Esas No: 2016/2266
Karar No: 2017/793
Karar Tarihi: 09.02.2017
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/2266 Esas 2017/793 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ELATMANIN ÖNLENMESİ, ESKİ HALE GETİRME
Taraflar arasında birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi, eski gale getirme davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne, eski hale getirme isteğinin reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tahsili isteklerine ilişkindir.
Asıl davada davacılar, paydaşı oldukları 57 parsel sayılı taşınmaza davalı şirketin maden arama amacıyla kazı yapmak ve çıkan toprağı yine çekişmeli taşınmaza atmak suretiyle haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın müdahalede bulunduğunu, ilk müdahalenin 17/10/2008 tarihinde başladığını, yapılan şikayet üzerine duran çalışmaların davalı şirket çalışanlarınca 07/11/2008 tarihinde tekrar başlatıldığını, bu sefer de ...Kaymakamlığı’na 3091 sayılı Yasa kapsamında yapılan başvuru ile davalının yaptığı müdahalenin önlenmesine karar verildiğini, ancak anılan karara ve yapılan uyarılara rağmen davalı şirketin müdahalesine devam ettiğini, taşınmazı tahrip ederek kullanılamaz hale getirtiğini ileri sürerek çekişme konusu 57 parsel sayılı taşınmaza davalının el atmasının önlenmesi ile 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Birleştirilen 2010/93 E sayılı davada davacılar, çekişme konusu 57 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduklarını ve asıl davadaki iddiaları tekrarlayarak çekişme konusu 57 parsel sayılı taşınmaza davalının el atmasının önlenmesi ile 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemişlerdir.
./..
Birleştirilen 2010/123 E sayılı davada davacılar, çekişme konusu 57 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduklarını ve asıl davadaki iddiaları tekrarlayarak çekişme konusu 57 parsel sayılı taşınmaza davalının el atmasının önlenmesi ile 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı, usulüne uygun olarak alınan maden arama ruhsatı ve Orman Bölge Müdürlüğü’nce teslim edilen alanda maden arama çalışmalarına başlandığını, çalışma yapılan alanın özel mülkiye konu olması verilen izne bağlı olduğundan öncelikle Çevre ve Orman Bakanlığı’na husumetin yöneltilmesi gerektiğini veya davanın ihbar olunmasını, maden arama ruhsatında verilen izin ile çalışma yapılması nedeniyle haksız el atmadan bahsedilemeyeceğini, ayrıca davaya konu alanın orman sınırları içerisinde kaldığını, Hazine tarafından davacılar ve diğer paydaşlara karşı iptal ve tescil davası açma kararının alındığını, açılacak dava ile eldeki davanın konusuz kalacağını, yine dava tarihi itibarıyla dava konusu alanda maden arama çalışması yapılmadığını, çalışmaların orman sınırları içerisinde devam ettiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulü ile, davalının çekişme konusu 57 parsel sayılı taşınmaza yönelik el atmasının önlenmesine, eski hale getirme bedelinin el atılan yer değerinden aşırı miktarda fazla olması nedeniyle eski hale getirme isteğinin reddine, 13/01/2010 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 13.412 m2 ile B harfi ile gösterilen 3.024 m2 lik yerin tapu kaydının iptali ile çekişmeli taşınmazdan ifrazı ve yeni parsel numarası verilerek davalı adına tapuya tesciline, anılan yerin değeri olan 56.025,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara payları oranında verilmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu tarla niteliğindeki 826.500 m2 alana sahip 57 parsel sayılı taşınmazın asıl ve birleştirilen davaların davacıları adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, davalı şirketin ise çekişmeli taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nun 165. maddesinde; ‘’ Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir. ‘’ hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, dosya içeriğinden davalı şirketin başvurusu üzerine çekişme konusu 57 parsel sayılı taşınmazın 5,84 hektarlık kısmının kamulaştırılması için ilgili Bakanlık tarafından kamu yararı kararı alındığı ve kamulaştırma işlemlerine devam edildiği, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın tapu kayıt malikleri aleyhine ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/242 esas sayılı dava dosyası üzerinden 5,84 hektarlık kısmının kamulaştırılması için dava açıldığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen kanun maddesi dikkate alınarak eldeki davanın sonucunu doğrudan etkileyecek ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/242 esas sayılı dava dosyasının veya varsa çekişmeli taşınmaz ile ilgili davalı şirket lehine açılmış başka bir kamulaştırma dava dosyasının sonucunun eldeki dava için bekletici mesele yapılması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
../...
Asıl ve birleştirilen dava davacılarının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.