19. Hukuk Dairesi 2014/3597 E. , 2015/1201 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu dava dışı... San. ve Tic.Ltd.Şti.nin çift imza ile borçlanabilen şirket olup, adı geçen şirketin davalı şirket ile mal alımı için anlaştığını, imza yetkililerinden biri olan müvekkilinin dava konusu senetleri imzaladığını, senet karşılığı malların ..."a gönderilmesi için gümrüğe teslimi sırasında şirketi birlikte borçlandırmaya yetkili olan dava dışı ..."nın senetlere ikinci imzayı atarak senetlerin geçerli olacağı konusunda anlaşmaya varıldığını ancak davalı şirketin malları yollamadığını ve bu sebeple de diğer ortağın senetlere imza atmadığını, senetlerin geçersiz kaldığını, buna rağmen davalı şirketin müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, evdeki haciz sırasında müvekkilinin kayın pederinin davalı şirket avukatına 10.000,00 TL ödeme yaptığını, senetlerin geçersiz olduğunu, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini ve ödenen 10.000,00 TL.nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının ortağı olduğu şirket aleyhine girişilen icra takibinin, şirketin açtığı dava sonucu iptal edildiğini, bunun üzerine senetlerde imzası bulunan davacı hakkında icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davacının kötüniyetle hareket ettiğini, müvekkilinin senedi alırken şirketin çift imza ile temsil edilme durumunu bilmediğini, hataya düşürüldüğünü savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere, asıl ve ek bilirkişi raporuna göre taraflar arasında dava dışı ...Şirketi"nin ..."da yapacağı inşaatta kullanılmak üzere davalıdan mal alma konusunda sözleşme yapılıp, alınacak mallara karşılık icra takibine
konu bonoların davalı şirkete verildiği ancak malların gönderilmediği, ...Şirketi"nin çift imza ile sorumluluk altına girebileceği, senetlerdeki davacının tek imzasının şirket adına atıldığı, diğer yetkilinin imzasının bulunmadığı, davalının malın gönderildiğine dair delil sunamadığı, davaya konu toplam 65.000 USD"lik bonolardan dolayı davacının borçlu olmadığı, haciz sırasında yapılan ödemenin davacı tarafından yapılmadığından istirdat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu bonolarda borçlu olarak dava dışı ... Uluslararası İnşaat Turizm Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti. gösterilmiş ve anılan şirket kaşesi üzerine davacı ... imzalarının atıldığı görülmüştür. Ancak, bonoların tanzim edildiği 15.06.2007 tarihinde davacı ..."ın dava dışı...Uluslararası İnşaat Turizm Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti.ni tek başına temsile yetkili olmayıp, yine dava dışı ... ile birlikte müştereken temsil yetkilerinin bulunduğu dosya içeriği ile sabittir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK"nun 690. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 590. maddesi uyarınca; “Temsile selahiyetli olmadığı halde bir şahsın temsilcisi sıfatı ile bir poliçeye imzasını koyan kimse, o poliçeden dolayı bizzat mes"ul olur. Selahiyetini aşan temsilci için dahi hüküm böyledir.”
Somut olayda davacı, tek başına yukarıda ünvanı yazılı şirketi temsile yetkili olmadığı halde şirket kaşesi üzerine imza atıp, dava konusu bonoları düzenlemiş olduğundan anılan yasa hükmü gereğince bu bonolardan dolayı sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bonolarda “malen” kaydı bulunduğundan bu bonolar karşılığında mal teslim edilmediği yolundaki iddianın davacı tarafından yazılı olarak kanıtlanması gerekir. Mahkemece belirtilen bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.