19. Hukuk Dairesi 2014/3851 E. , 2015/1220 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vekilleri Av. ... ile Av. ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 23.11.2007 tarihinde protokol ile bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, ayrıca davaya konu istasyonun bulunduğu taşınmaz üzerinde de 27.11.2007 tarihinde müvekkili lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, protokol gereğince müvekkili lehine intifa tesis edilmesi karşılığında müvekkilinin 850.000 USD + KDV tutarında bayilik hizmet bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışları sonucunda müvekkilince 23.11.2010 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilince davalıya toplam 1.003.000 USD ödeme yapıldığını, taraflar arasındaki 15 yıl süreli anlaşmanın 3 yıllık kısmının ifa edildiğini, kalan 12 yıllık süreye isabet eden tutardaki ödemenin karşılıksız kaldığını belirterek, bu süreye isabet eden 802.400 USD"nin davalıya ödeme tarihlerinden itibaren devlet bankalarının USD"ye uyguladığı en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 yıl süreli olduğunu, davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, istenen tutarın %18"inin KDV olup bu kısım yönünden müvekkilinin zenginleşmesinin sözkonusu olmadığını, sözleşmenin bayi açısından haksız şartlar içerdiğini, davacının, sözleşmeyi feshinin haksız olduğunu, taşınmaz üzerindeki intifa hakkının davacı yanca kaldırılmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının davacıdan aldığı akaryakıt bedellerini süresinde ödemediği, bu itibarla davacının sözleşmeyi feshinin haklı olduğu, davacı tarafça 531.000 USD"nin” intifa hakkı devir bedeli”, 472.000 USD"nin ise “bayilik hizmet bedeli” konulu olarak davalı tarafından düzenlenen faturalar karşılığında davalıya ödendiği, davacının, sadece bayilik hizmet bedelinin sözleşmenin ifa edilmeyen kalan süresine isabet eden tutarını isteyebileceği, davalıya ödenen bu miktarlar içindeki KDV tutarı yönünden davalının sebepsiz zenginleşmesinin sözkonusu olmadığı, intifa hakkının henüz kaldırılmadığı, davacının her an intifa hakkını kullanmasının mümkün ve yasal olduğundan intifa bedeline ilişkin talebinin yerinde olmayacağı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 160.061,97 USD bayilik hizmet bedelinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının bayilik hizmet bedeli olarak ödediği KDV dahil toplam 472.000 USD"nin fesihten sonraki döneme tekabül eden kısmına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu KDV düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.