
Esas No: 2014/15434
Karar No: 2015/1224
Karar Tarihi: 29.01.2015
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/15434 Esas 2015/1224 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı bankanın kredi sözleşmesi nedeniyle müvekkili hakkında icra takipleri başlattığını, takiplerden sonra müvekkilince borçların tamamının ödendiğini, davalı bankanın hiç alacağı kalmadığı halde ... 5.İcra Müdürlüğü’nün 2007/821 Esas sayılı dosyasında müvekkili tarafından davalı lehine tesis edilen taşınmazın satışı nedeniyle 17.476 TL.tahsilat yaptığını, banka müdürünün müvekkiline hiç alacakları bulunmadığı yolunda beyanda bulunduğunu, taşınmazın satış tarihi olan 25.12.2008 tarihinde müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve 17.476 TL.nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı...’a kefaletinden dolayı ... 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/13 Esas sayılı dosyası nedeniyle müvekkiline borçlu olduğunu, ipoteğin kefalet borçlarını da kapsadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacının dava dışı...’a kefil olduğu ve davalı bankanın halen alacaklı bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Davalı banka tarafından davacı ve dava dışı kişiler aleyhine başlatılan ... 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/13 Esas sayılı dosyasında takip dayanağı olarak 06.10.2006 ve 16.02.2006 tarihli genel kredi sözleşmeleri gösterilmiştir. Davalı ile dava dışı... arasında düzenlenen bu sözleşmelerden sadece 16.02.2006 tarihli sözleşmede davacının kefaleti olduğu, diğer sözleşmede ise davacının herhangi bir kefaletinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi heyetine davalı banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davalı bankanın alacağının hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve davalıdan ne miktar alacağı olduğu hususlarında ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.