Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/27188
Karar No: 2020/724
Karar Tarihi: 20.01.2020

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/27188 Esas 2020/724 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2016/27188 E.  ,  2020/724 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ: ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkili işçinin ... belediyesinde 1996 yılından beri çalıştığını, 05-17 arası otobüs şoförü olarak görev yaptığını fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil günleri çalışmalarının karşılığının ve son iki ikramiyenin ödenmediğini, izinlerini kullanmadığını ileri sürürek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL olarak ikramiye, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, yazılı gerekçe ile davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında talep etitği alacak kalemlerini açıkca belirtmesi gerektiği ancak bu zorunluluğu yerine getirmemesi durumunda davanın kabulü yönüne gidilemeyeceği gerekçesi ile subüt bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Gerekçe:
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun “Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi” başlıklı 194. maddesi uyarınca:
    “(1)Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar.
    (2)Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.”Hükmün gerekçesine göre: “Bu hükümle, somutlaştırma yükünün delillerle ilişkisi ortaya konulmuştur. Dava açılırken ve cevap dilekçesi verilirken taraflar, dayandıkları vakıaların hangi delillerle ispat edileceğini de belirtmek zorundadırlar.
    Taraflarca getirilme (hazırlama) ilkesinin uygulandığı davalarda, deliller kural olarak taraflarca gösterilir; hâkim, delillere kendiliğinden başvuramaz. Ancak iki hali birbirinden ayırt etmek gerekmektedir:
    a)Kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda; hâkim, davanın ispatı için gereken bütün delillere kendiliğinden başvurur; taraflar da duruşma bitinceye kadar delil gösterebilirler. Dava ile ilgili olguların hazırlanmasında, tarafların yanında, hakimin de görevli olmasına, kendiliğinden araştırma ilkesi denir. Bu ilke kamu düzenini ilgilendiren çekişmeli davalarda ve çekişmesiz yargı işlerinde önem gösterir.
    b)Taraflarca hazırlama ilkesinin uygulandığı davalarda; deliller kural olarak taraflarca gösterilir; hâkim delillere kendiliğinden başvuramaz.Fakat hâkim, bilirkişi ve keşif delillerine kendiliğinden de başvurabilir. Hâkim isticvaba da kendiliğinden karar verebilir. Bundan başka hâkim, davanın her safhasında, iki tarafın iddiaları sınırı içinde olmak üzere, tarafları dinleyebilir ve gerekli olan delillerin gösterilmesini ve verilmesini emredebilir.Bu aşamada, hâkimin davayı aydınlatma yükümünün de değerlendirilmesi gerekmektedir.Mahkemenin hüküm vermesi için, kendisine yöneltilen talebin formüle edilmesi ve ileri sürülmesi tarafların görevi ise de, bunları anlamlandırmak veya gerektiğinde açıklattırmak hâkimin görevidir. Ancak bu durum, hâkimin tarafların ileri sürmediği vakıaları ileri sürmelerine imkan vermesi veya hatırlatması anlamını taşımaz. Burada mevcut olmayanın talep edilmeyenin ortaya çıkartılması değil, talep edilenin netleştirilmesi, aydınlatılması, belirlenmesi sözkonusudur.Taraflarca getirilme ilkesi 6100 sayılı Kanun’un 25. maddesinde şu şekilde ifade edilmiştir: “(1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.(2) Kanunda belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz.”Bu ilkenin bir sonucu olarak mahkeme, sadece taraflarca ileri sürülen vakıaları inceleyebilir. Buna kural olarak deliller de dahildir. Ancak hâkim, keşfe ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verebilir. Ayrıca hâkim, olayın aydınlatılması için tarafların delil ikamesini isteyebilir, ancak tarafa belli bir delili hatırlatamaz.Taraflarca getirilme ilkesi, hâkimin soru sorma ve davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde yumuşatılmıştır. 6100 sayılı Kanun’un “Hâkimin davayı aydınlatma görevi” başlıklı 31. maddesine göre, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.”Hâkimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Düzenlemede her ne kadar “açıklama yaptırabilir” denilmişse de, bunun, hâkimin davayı aydınlatması için bir “ödev” olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hâkim, iddia ve savunmanın doğru ve tam olarak anlaşılmasını sağlayacak ve bu şekilde doğru olmayan bir kararın verilmesini önleyecektir.
    Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde ikramiye, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil hafta tatili, yıllık izin ücret alacağı olmak üzere toplam beş kalemden oluşan alacaklar yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL talepte bulunmuştur. 19.02.2015 tarihli ıslah dilekçesinde taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 25.911.32 TL olarak ıslah etmiştir. Mahkemece ıslah dilekçesi ve dava dilekçesindeki miktarlar açıkça belirtilmesi için davacıya verilen bir haftalık süre üzerine 25.02.2015 tarihli beyan dilekçesi ile bilirkişi raporunda hesaplanan ikramiye alacağını 10.600.82 TL, fazla çalışma ücret alacağını 3.934.23 TL, hafta tatil ücret alacağını 1018.19 TL ulusal bayram genel tatil ücret alacağını 1.358.70 TL olarak ıslah etmiştir. Dava dilekçesi açıklanmadığı için bu kez 11.04.2016 tavzih dilekçesinde dava dilekçesinde talep ettiği ikramiye alacağını 1.600,00 TL fazla çalışma ücret alacağını 2.300,00 TL genel tatil ücret alacağını 6.000,00 TL ve izin ücret alacağını 100,00 TL olarak açıklamış ancak hafta tatil ücret alacağını yazmamıştır.Hafta tatil ücret alacağı yönünden dava dilekçesindeki talep sonucu tam olarak açıklanmadığından bu alacak yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davanın subut bulmadığından reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    2-Diğer alacaklar yönünden özellikle ikramiye, fazla çalışma ve genel tatil ücret alacağı tavzih ve ıslah dilekçesindeki açıklanan miktarlar üzerinden mahkemece değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur.
    3-Davacı işçinin ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.4857 sayılı İş Kanunu"nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin, herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve sona ermenin haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 166. maddesinin 5. fıkrasında “Ataması tekemmül ettirilen işçiler, çalıştıkları kurumlarınca atama emirlerinin tebliğini izleyen günden itibaren beş iş günü içinde yeni görevlerine başlamak zorundadırlar. Bu süre içinde yeni kurumunda işe başlamayan işçilerin atamaları iptal edilerek 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı Kanun"un 17. maddesine göre iş sözleşmeleri sona erdirilir." şeklinde düzenlemeye yer vermiştir.Dosya içeriğine göre, davacının 6111 sayılı Kanun uyarınca başka bir kuruma nakledildiği, iş sözleşmesinin nakledildiği kurumda aynen devam ettiği, nakil işleminin fesih niteliğinde olmadığı dosya kapsamı ve sözü edilen kanun hükmü ile sabittir.Somut olayda, iş sözleşmesinin feshinin söz konusu olmadığı,bu sebeple iş sözleşmesinin feshine bağlı talep edilebilecek izin ücreti alacağının reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.01.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi