2. Hukuk Dairesi 2015/918 E. , 2015/1462 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma-Ziynet ve Eşya Alacağı
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı (kadın) tarafından, tazminatların miktarı, reddedilen ziynet alacağı ve davalı ... yönünden reddedilen eşya alacağı davası, vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı (koca) tarafından ise her iki boşanma davası ve fer"ileri ile eşya alacağı davası yönünden .temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 05.12.2014 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. Davalı-davacı ... ve ... vekili Av. ..."ın duruşmaya katılamayacağına ve yokluklarında karar verilmesini bildiren mazeret telgrafı gönderdiği görüldü. Dosyasına konuldu. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı (kadın)"ın ziynetlere ilişkin talebinin kabulü ve kayınbabasının da eşyalardan sorumlu tutulması gerektiği yönündeki temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı-karşı davacı (koca)"nın temyiz itirazları ile davacı-karşı davalı (kadın)"ın diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında, davalı-karşı davacı (koca) tam kusurlu kabul edilmiş ve boşanma davası reddedilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı (kadın)"ın gece geç saatlerde uzun süreli olmak üzere başkaları ile telefon görüşmeleri yaptığı ve kiminle konuştuğu sorulduğunda cevap vermeyerek soruları geçiştirdiği anlaşılmıştır. Davacı-karşı davalı (kadın)"ın bu tutumu güven sarsıcı niteliktedir. Gerçekleşen bu duruma göre davalı-karşı davacı (koca) da dava açmakta haklı olup kocanın boşanma davasının da kabulü gerekirken reddi doğru olmamıştır.
b-Mahkemece dava konusu menkul eşyaların sadece kadına ait değil eşlerin "ortak malı" olduğu kabul edilmiştir. Bu kabul, 22.07.2010 tarihli senet içeriğine de uygundur. Eşlerin paylı mülkiyetinde bulunan menkul malların tasfiye şekli ise Türk Medeni Kanununun 226"ncı maddesinin (2.) fıkrasında gösterilmiştir. Buna göre paylı mülkiyete konu bir mal varsa eşlerden biri kanunda öngörülen olanaklardan yararlanabileceği gibi daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payının karşılığını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir. Davacı aynen iade olmazsa bedel talebinde bulunmuş, mahkemece de bu şekilde karar verilmiştir. Menkul eşyalardan her birinin paya göre bölünmesi mümkün olmadığına göre, davacı-karşı davalı (kadın)"ın bedel talep etmiş olduğu da nazara alınarak dava konusu eşyaların sadece bedelinin yarısına hükmetmek gerekirken infazda duraksamaya yer verecek şekilde aynen iadeye karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. maddenin (a) ve (b) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, (a) bendindeki bozma sebebine göre kadının boşanma davası ve fer"ileri hakkında yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden bu yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı ve inceleme dışı bırakılan yönler dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.02.2015 (Çrş.)