1. Hukuk Dairesi 2016/18613 E. , 2017/1022 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalılar ... ve ... vekilinin temyizi sonucu, Dairenin 09.04.2013 gün, 2013/3392 Esas, 2013/5149 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa"nın geçici 4/1. maddesi uyarınca temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım istemine... ilişkindir.
Davacı, davalı ..."in komşu 1529 numaralı parsel üzerinde besi ahırı yapmak suretiyle maliki olduğu 1528 parsel sayılı taşınmazına müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanm önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında davasını kısmen ıslah ederek taşınmaz malikleri ... ve ..."un da dava dahil edilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davalılar ... ile ... yönünden davanın kabulüne, ... yönünden ise reddine ilişkin verilen karar Dairece "... Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğiyle Sulh Hukuk Mahkemesine açılmış; Sulh Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı Dairece onanarak 16.05.2011 tarihinde kesinleşmiş, onama ilamı 02.11.2011 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Bilindiği üzere, görevsizlik kararı veren mahkeme bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi için, görevsizlik kararının kesinleşmesinden; kanun yoluna başvurulmuş ise, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir (6100 sayılı HMK’nın 20. maddesi). İki haftalık süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen gözetilir.Somut olayda, görevsizlik kararının onanmasına ilişkin ilam davacıya 02.11.2011 çarşamba günü tebliğ edildiği halde, 17.11.2011 perşembe günü verilen dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi isteğinde bulunulmuştur. Bu durumda, onama ilamının tebliğ edildiği gün ile başvurma günü arasında iki haftadan fazla bir süre geçtiğinden, görevli mahkemede görülen dava görevsiz mahkemede açılan davanın devamı sayılamaz.
Hal böyle olunca, HMK’nın 20. maddesi dikkate alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, işin esasının hükme bağlanması isabetsizdir. Kabule göre de, görevsizlik kararına esas alınan dava değeri üzerinden harç ikmali yapılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının da doğru olmadığı..." gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya karşı önceki karar da direnilmiş, direnme kararı davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; davacının kararın temyizinden önce dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istemini içerir 27.12.2010 havale tarihli dilekçesini süresinde ... Sulh Hukuk Mahkemesi"ne sunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum direnme kararı üzerine yapılan inceleme sonucunda belirlendiğinden mahkemenin bu yöne ilişkin direnme kararı doğru olduğundan Dairenin 09.04.2013 gün, 2013/3392 Esas, 2013/5149 Karar sayılı BOZMA KARARININ KALDIRILMASINA,
Ne var ki, mahkemece görevsizlik kararına esas alınan dava değeri üzerinden harç ikmali yapılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuştur.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece resen (kendiliğinden) gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve yıkım istekleri ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 428. maddesi uyarınca değişik gerekçeyle BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.