21. Hukuk Dairesi 2015/16891 E. , 2016/3802 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
...Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
...Dava, sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 41.171,85 TL maddi ve ....000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; dava konusu ....06.2003 tarihli zararlandırıcı olayın ... Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından iş kazası olduğunun tespit edildiği, davacının sürekli iş göremezlik oranının % .......olduğu, ....06.2012 tarihli dava dilekçesi ile ....000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, ........2013 tarihli tarihli ilk hüküm ile sübut bulmayan davanın reddine karar verildiği, iş bu kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin ....02.2014 tarihli ilamı ile tarafların kusur durumunun tespiti için trafik- iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden kusur raporu alınmak üzere bozulmasına karar verildiği, bozma ilamından sonra alınan kusur raporunda davalı işverenin % ..., davacı sigortalının % ..., dava dışı meçhul araç sürücüsünün % ... oranında kusurları bulunduğunun belirtildiği, yine bozma ilamından sonra alınan bilirkişi hesap raporunda hükme esas asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda Kurum gelirlerinin rücuya tabi kısmının tenzili ile karşılanmamış 41.171,85 TL zararı bulunduğunun tespit edildiği, davacı vekilince sunulan ....04.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat isteminin 105.036,... TL olarak artırıldığı, ıslah dilekçesinin 04.05.2015 tarihinde davalı vekiline teblig edildiği, davalı vekilinin ....05.2015 tarihli dilekçe ile ıslaha karşı zamanaşımı def"i nde bulunduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık bu tür davalarda T.B.K" nın 146.maddesi (B.K.’nun 125.md) gereğince uygulanmakta olan ... yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar, ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belirli bir açıklığa kavuşur. Bedensel zararın gelişim gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir.
Somut olayda, tazminatın ....06.2012 tarihli dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 6100 sayılı HMK"nın 109. maddesinde öngörülen kısmi dava olarak talep edildiği ortadadır. Bu duruma göre zamanaşımı süresi dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat yönünden dava tarihi itibariyle kesilerek, bakiye alacak miktarı yönünden işleyeme devam edecektir.
Hal böyle olunca, davacı vekilince sunulan ....04.2015 tarihli ıslah dilekçesine karşı davalı vekilince süresi içinde sunulan zamanaşımı def"i nin değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu"nun 4....1948 gün 1944/... E. 1948/...K. Sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu açıdan da, bozmadan sonraki yargılama aşamasında davacı tarafça yapılan ıslah işlemi dikkate alınarak maddi tazminata karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davacıya yükletilmesine, 08.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.