1. Hukuk Dairesi 2016/11744 E. , 2017/1098 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davaların reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 07.03.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... davalı ... 22.Noterliği, davalı ... Turizm Unlu Mamülleri Gıda İnş. Vekili Avukat ..., davalı .. ihbar olunan ... vasisi ... gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asilin ve vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Asıl ve birleştirilen davalar, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Asıl davada davacı, mirasbırakanı ...’in maliki olduğu 9029 parsel sayılı taşınmazdaki 40/252 payını, hukuki ehliyeti olmadığı bir dönemde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı ...’e temlik ettiğini, ...’ın da anılan taşınmazı ...’a satış suretiyle devrettiğini, temliklerin geçerli olmadığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile muris ... adına, 25/10/2008 tarihli ıslah dilekçesi ile murisin mirasçıları adına tescilini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı, dava konusu taşınmazın ... tarafından davalı ... ...’a ve ondan da diğer davalılara devredilmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile muris ... adına, 25/10/2008 tarihli ıslah dilekçesi ile murisin mirasçıları adına tescilini istemiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalı ..., muris ile aralarındaki ölünceye kadar bakma akdinin geçerli olduğunu, akit tarihinde murisin fiil ehliyetinin bulunduğunu, tapu kayıt maliki olmayıp taşınmazı devrettiğini, yaptığı temlikin de gerçek olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Asıl davada ... 22. Noterliği, davaya cevap vermemiştir.
Birleştirilen davada davalı ..., davanın kişiler arasında akdedilen bir sözleşmeden kaynaklandığını, tapu idaresine husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı ... Turizm vekili, taraflar arasındaki uyuşmazlığı müvekkil şirketi ilgilendirmediğini, çekişmeli taşınmazı iyi niyetli olarak tapu kayıt malikinden aldıklarını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı ..., çekişmeli taşınmazı iyi niyetli olarak edindiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığı bilmediğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı ..., dava ile bir ilgisinin bulunmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl dava yönünden HUMK’nun 409. maddesi uyarınca harç ikmal edilmeden davaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin karar, Dairece; ‘’ Hal böyle olunca, öncelikle davacının adli yardım isteği yönünden bir karar verildikten sonra Türk Medeni Kanununun 640.maddesi koşullarının yerine getirilmesi ayrıca 2008/9 esas sayılı ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ile eldeki dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gözetilerek, birlikte değerlendirmek üzere dosyaların birleştirilmesi, yukarıdaki ilkeleri kapsar biçimde ehliyetsizlik iddiası yönünden daha sonra 2.el konumundaki kayıt maliki yönünden tüm taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, birleştirilen dava yönünden HUMK’nun 409. maddesi uyarınca harç ikmal edilmeden davaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin karar, Dairece; ‘’ Hal böyle olunca, öncelikle davacının adli yardım isteği yönünden bir karar verildikten sonra eldeki dava dosyasının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/798 esas sayılı dava dosyası ile fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gözetilerek birlikte değerlendirilmek üzere dosyaların birleştirilmesi, ondan sonra Türk Medeni kanunun 640. maddesi koşullarının yerine getirilerek davada dayanılan iddialar yönünden hükme yeterli bir araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyulup anılan dosyaların birleştirilmesine karar verilerek yapılan yargılama neticesinde muris ...’in işlem tarihinde ehliyetli olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, ... Kurumu .. İhtisas Kurulu’nun 24/10/2014 tarihli bilirkişi raporunda muris ...’in çekişme konusu taşınmazı devrettiği ölünceye kadar bakım akdinin yapıldığı 29/08/1997 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun saptandığı anlaşılmakla anılan bilirkişi raporuna itibar edilerek ehliyetsizlik hukuksal nedeni yönünden davanın reddi doğrudur.
Ancak, asıl ve birleştirilen davalardaki dava dilekçelerinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden davacının muris muvazaası hukuksal nedenine de dayandığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, mahkemece muris muvazaası hukuksal nedeni yönünden bir araştırma ve inceleme yapılmadan sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca, muris muvazaası hukuksal nedeni yönünden gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, taraf delillerinin toplanması, miras bırakanın temlikteki gerçek iradesinin duraksamaya yer bırakmayacak nitelikte ortaya konması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.