1. Hukuk Dairesi 2014/17397 E. , 2017/1099 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 07.03.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ...geldi, diğer temyiz eden davacı vekili Avukat ... gelmedi, yokluğunda geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 202 ada 16, 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazları 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında ihale yoluyla davalı şirketin iktisap ettiğini, ancak ... İdare Mahkemesi’nin 21/05/2003 tarih ve 2002/414 E 2003/314 K ile 2002/415 E ve 2002/315 K sayılı ilamları ile hem imar planı değişikliğinin hem de ihalenin iptal edildiğini, iptal kararlarının kesinleştiğini, tescilin yolsuz hale geldiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, çekişmeli taşınmazları ihale yoluyla edindiğini, ancak idare mahkemesi kararı ile imar planı değişikliği ile çekişmeli 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin ihalenin iptal edildiğini, çekişmeli 18 parsel sayılı taşınmazın ihalesine ilişkin bir iptal kararının bulunmadığı, daha sonra davacı ... tarafından yapılan imar planı değişikliği ile çekişmeli taşınmazların adına olan tescilinin uygun hale geldiğini, ayrıca taşınmazlara yapılan yapı vd. masrafların kendilerine ödenmedikçe tapu kaydının iptal edilemeyeceğini, yine davanın açılmasına davacı tarafın sebebiyet verdiğini, kusurlarının bulunmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve davacı adına tesciline, 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın ise reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazların 15/03/2002 tarihli ihale ile, 18 parsel sayılı taşınmazın ise 02/04/2002 tarihli ihale ile davalı ... İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti adına tescil edildiği, ne var ki ... İdare Mahkemesi’nin 04/07/2006 tarihinde kesinleşen 2002/414 E 2003/314 K sayılı ilamı ile 16, 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazları da içine alan imar planı değişikliğinin iptal edildiği, ayrıca ... İdare Mahkemesi’nin 10/03/2008 tarihinde kesinleşen 2002/415 E 2003/315 K sayılı ilamı ile de 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazların davalı şirket adına tesciline dayanak teşkil eden ihalenin iptal edildiği, ancak 18 parsel sayılı taşınmazın ihalesine ilişkin kesinleşmiş bir iptal davasının bulunmadığı gözetilerek 16 ve 17 sayılı parsellere yönelik davanın kabul edilmesinde ve 18 sayılı parsele yönelik davanın reddilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin 18 sayılı parsele yönelik temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, idare mahkemesinin kesinleşen kararı ile çekişme konusu 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazların tesciline yönelik işlemin yolsuz hale geldiği ve açılan davaya davalı tarafından karşı çıkıldığı, bu şekilde davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği, aksi düşünüldüğünde davalının açılan davayı kabul etmesinin gerekeceği tespit edilmiştir. Bu noktadan hareketle, davanın açılmasına davalı sebep olduğundan iptal ve tescil isteği kabul edilen çekişme konusu 16 ve 17 sayılı parseller yönünden harcı tamamlanan değer üzerinden davacı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olduğu gibi, yargılama giderleri ve harcın davacı taraf üzerinde bırakılması da doğru değildir.
Hal böyle olunca, çekişme konusu 16 ve 17 sayılı parseller yönünden harcı tamamlanan değer üzerinden davacı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi, kabul ve red oranına göre yargılama giderlerinin taraflara yükletilmesi ile karar ve ilam harcının davalı taraftan alınmasına karar verilmesi gerekir iken hükmün fer’ileri yönünden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan davalı vekili için 1.480.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin diğer temyiz eden davacıdan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.