21. Hukuk Dairesi 2015/11701 E. , 2016/4000 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 5510 sayılı Yasa"nın 4/...b maddesi kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle, 6552 sayılı Yasa"dan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının ....03.1995-04.....2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa"ya tabi Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbiti ile 6552 Sayılı Yasadan yararlanma hakkının saklı tutulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, ...4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa"nın .... maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın .... maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, ....4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa"nın .... maddesi değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, .......1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile .... madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, ...8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile .... madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
.......1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanunda yapılan değişiklikte; “gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkarlar Siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıtlı bulunanlar” dan, gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da Esnaf ve Sanatkarlar Siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt oldukları tarihten itibaren kendiliğinden sigortalı sayılmışlardır.
... Eylül 2014 gün ve 29116 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun"un 81.maddesi ile 5510 sayılı Kanun"a Geçici 60.madde eklenerek, bu maddede belirtilen ve 2014 yılı Nisan ve önceki aylara ilişkin olup bu maddenin yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği halde ödenmemiş Kurum alacaklarına yapılandırma imkanı getirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 06.08.2001 tarihli işe giriş bildirgesi ile 4.....2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa"ya tabi Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, ....03.95-devam şeklinde vergi kaydının, ....03.95-devam şeklinde oda kaydının, 06.08.2001-devam şeklinde esnaf sicil kaydının bulunduğu, ........2014 tarihinde borçlanma talebinde bulnduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının 06.08.2001 tarihinde kayda alınan giriş bildirgesi ile 4.....2000 tarihi itibariyle tescili yapılmış olup vergi ve oda kaydının bulunduğu süreler belgelenmiştir. Bu durumda ....03.1995-04.....2000 tarihleri arasında aralıksız şekilde 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğunun kabulü ile yaşlılık aylığı koşullarının da mevcut duruma göre değerlendirilerek bir sonuca bağlanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, ....03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.