Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/19819
Karar No: 2017/1109
Karar Tarihi: 08.03.2017

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2014/19819 Esas 2017/1109 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2014/19819 E.  ,  2017/1109 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil,olmadığı takdirde tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;


    -KARAR-

    Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
    Davacı, mirasbırakanı ..."ın çekişme konusu 24 parça taşınmazını 24.05.2011 tarihinde noterde düzenlenen vasiyetname ile davalılar...."e vasiyet etmesi nedeniyle saklı payının ihlal edildiğini, yine 1121 parsel sayılı taşınmazını 25/11/2010 tarihinde davalı ..."a 101 ile 1643 parsel sayılı taşınmazlarını ise davalı ..."a ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, ölüme bağlı tasarrufun tenkisine, muvazaalı temlik edilen taşınmazların, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar... birçok taşınmazı olan murisin davacıya da bir kısım taşınmazlarını temlik ettiğini, amacının mirasçıdan mal kaçırmak değil, mal paylaşımı yapmak olduğunu; davalılar ... ile ... ise bakım borcunu yerine getirdiklerini, ölünceye kadar bakım aktinin ivazlı akitlerden olup tenkise tabi olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, murisin ölüme bağlı tasarrufu ile davacıların saklı paylarına tecavüz ettiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ölünceye kadar bakma akdine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tenkis istemli davanın ise ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 13/07/2011 tarihinde ölen mirasbırakan ...’ın 24.05.2011 tarihinde ... 3. Noterliğinin 8045 yevmiye nolu vasiyetnamesi ile 305, 295, 302, 322, 299 parsel sayılı taşınmazları davalı ...’a, 16 parsel sayılı taşınmazı davalı ..."a, 286, 246, 317, 218, 219, 30, 331, 26, 332, 62, 64, 96, 92, 93, 40, 91, 95, 94 parsel sayılı taşınmazları ise davalı ..."a vasiyet ettiği, 1121 parsel sayılı taşınmazını 25/11/2010 tarihinde davalı ...’a, 101 ve 643 parsel sayılı taşınmazlarını ise 22/11/2010 tarihinde davalı ...’a ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu"nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu"nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Somut olaya gelince mirasbırakan ...’ın 13/7/2011 tarihinde öldüğü, davalı olan torunları ...’a 1121, 101 ve 643 parsel sayılı taşınmazlarını 22/11/2010 ve 25/11/2010 tarihlerinde ölünceye kadar bakım karşılığı devrettiği, davalı ...’ın 2007-2011 yılları arasında ... Üniversitesi’nde eğitim gördüğü ve 11/07/2011 tarihinde mezun olduğu, davalı ...’ın ise ... Üniversitesi’ne 2008 yılında kayıt yaptırdığı 2011-2012 eğitim öğretim yılı 3. Sınıf öğrencisi olduğu, anılan davalıların bakım akdinin yapıldığı tarihten murisin ölümüne kadar şehir dışında öğrenim görüp, muris ile beraber yaşamadıkları ancak hafta sonu murisi ziyaret edebildikleri tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
    Hal böyle olunca, anılan bu olgular, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde mirasbırakanın temlikteki gerçek iradesinin davalı torunlarının kendisine bakması amacını taşımadığı, davalı torunlarına mal kaçırma kaydıyla hareket ettiğinin kabulü gerekir.
    Hâl böyle olunca, davacının miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemli talebinin kabulüne karar verilmesi, bu hususun kesinleşmesinin beklenilmesi sonrasında ölünceye kadar bakma akdine konu 1121, 101 ve 643 parsel sayılı taşınmazların da tenkis hesabında terekeye dahil edilmesi suretiyle bilirkişi raporu alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
    Davacı vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,, 08.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.













    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi