Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/9143
Karar No: 2017/1126
Karar Tarihi: 08.03.2017

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/9143 Esas 2017/1126 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/9143 E.  ,  2017/1126 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ



    Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali-tescil, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;


    -KARAR-

    Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali, tescil ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
    Davacı, tarafların kardeş olduğunu, ortak miras bırakanlarından intikal eden taşınmazla ilgili inşaat şirketi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmeye göre iki kardeşe 5 daire, yükleniciye 5 daire kalacağının kararlaştırıldığını, davacının inşaat sözleşmesi yapıldığı tarihte davalı ablasına bürokratik işlerde gerekebilir düşüncesiyle kapsamlı bir vekaletname verdiğini, zemin kattaki bir dairenin yükleniciye satıldığını, kalan 4 daireden ise davacının hissesine isabet edenlerin satılarak parasının davacının banka hesabına yatırılacağı konusunda anlaştıklarını, zemin kattaki daireyi sattıklarını ancak, davacının yaptığı araştırmada kalan 3 daireden ikisini birleştirilen dava davalıları, birini de kendi üzerine yaptığını öğrendiğini ve 5 ve 7 nolu dairelerden de kira almakta olduğunu ileri sürerek bu dairelerin tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tescilini ve kendisine isabet eden daireler için ecrimisil istemiştir.
    Birleştirilen davada ise, davacı davalılar ... ve ...’den aynı sebeplere dayalı olarak taşınmazlardan elde edilen gelirleriyle beraber iadesini istemiştir.
    Davalı, vekalet akdinin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, asıl dava yönünden davanın reddine, birleştirilen dava yönünden kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, özellikle asıl dava bakımından 3, 5 ve 7 numaralı bağımsız bölümler yönünden tapu iptal tescil isteğinin reddine, birleştirilen dava yönünden ise, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların tüm, davacının aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
    Davacının öteki temyiz itirazlarına gelince;
    Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
    Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
    Somut olaya gelince, taşınmaz davacılar ve davalılar arasında paylı mülkiyet hükümlerine tabi olup, intifadan men koşulunun aranacağı açıktır. Bu durumda yukarıda belirtilen ilkeler gözetilerek ecrimisil miktarı belirlenmelidir.
    Her ne kadar; mahkemece, davacının ‘..duruşmada kira geliri talebinde bulunmadığını belirtmekle bu konudaki isteği bakımından davanın reddine…’ karar verilmişse de, davacı vekilince sunulan 12.02.2015 tarihli dilekçede 7 ve 9 numaralı bağımsız bölümler için ecri misil talebinin özellikle belirtildiği, 7 numaralı bağımsız bölüme hükmedilecek ecrimisile faiz yürütülmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
    Hâl böyle olunca, dava konusu bağımsız bölümlerin ecrimisil istenen ilk dönemde getireceği kira gelirinin dosyaya sunulan kira sözleşmeleri de dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi ve ilk dönem için belirlenen bu miktara ÜFE artış oranı yansıtılarak ecrimisil istenen son döneme kadar her dönem için ayrı ayrı hesaplama yapılması, hasıl olacak sonuca göre ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi