11. Ceza Dairesi 2016/7605 E. , 2017/2056 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
5271 sayılı CMK"nın 231/11. fıkrasında yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir" şeklindeki düzenleme karşısında, daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıkla ilgili olarak CMK"nın 231/11. maddesi gereğince, açıklanması daha evvel geri bırakılan hükümde herhangi bir değişiklik yapma imkanı bulunmadığı, hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2017 tarihinde Üye ..."ın değişik gerekçesi ve oybirliğiyle karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 21/03/2017 tarih, 2016/7605 Es, 2017/2056 Kr. sayılı çoğunluk görüşüne değişik gerekçe ile aşağıda belirttiğim ayrıntılı sebeblerle muhalifim.
1- Sanığın TCK"nın 203/1, 62/1, 52/2 maddeleriyle doğrudan 3000 TL APC ile cezalandırılmasına dair 30/03/2009 tarih 2009/286 Es.-2009/240 Kr. sayılı hükmün CMK’nın 231/6 ve devam maddeleri uyarınca açıklanmasına geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında aynı mahkemece 01/12/2012 tarih 2011/592 Es.-2012/42 Kr. sayı ile 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 86/3-c, 29, 62/1 ve 52/2 maddeleri uyarınca doğrudan 2700 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen kararların olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
2- Ayrıca açıklama koşullarının varlığı halinde hükmü açıklayan hakimin takdir hakkının kısıtlanması maddi gerçeğin araştırlaması ilkesine açıkça aykırıdır. Aksine düşüncenin kabulü halinde usul ve yasaya aykırı olarak tesis edildiği açıkça belli olan HAGB kararlarının zorunlu olarak açıklanıp infaza verilmesi sonucu ortaya çıkacaktır. Hükmün açıklanması dosya üzerinden değil duruşma açılarak (açıklama yargılaması) yapıldığına göre hakimin usul ve yasaya aykırı olan hususları gözetmesi ve kendi hukuki takdirine göre kanaatini kullanabilmesi şartların varlığı halinde beraat kararı verebilmesi ya da suçun vasvının farklı olması durumunda değişen vasva göre oluşa uygun yeni bir hüküm tesis edebilmesi gerekir.
Somut olayda mühürleme tutanağı olmadığından bahisle suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki nihai kararın usul ve yasaya uygun olduğu kabulü gerekir. Çünkü 1412 sayılı CMUK’nın 237/son maddesi reesen veya talep üzerine delillerin hakim ve mahkemece toplanmasını emretmekte iken 5271 saylı CMK’da aynı yönde bir düzenleme mevcut değildir. Bu durum yasa koyucunun bilinçli bir tercihidir. Yani delillerin soruşturma evresinde toplanarak iddianame düzenlenip kamu davası açılması gerekir. Hakimin ise toplanan delilleri değerlendirerek takdirini kullanması esastır. Dosyada mühürleme tutanağı bulunmadığına göre hakimin dosya kapsamına göre inceleme yapması ve takdirini kullanması esastır. Nitekim açıklama yargılaması yapan hakimde dosya kapsamına göre takdirini beraat yönünde kullanmıştır.
Bu sebeblerle dairemizin bozma kararına farklı gerekçelerle muhalifim. 21/03/2017