21. Hukuk Dairesi 2015/11290 E. , 2016/4337 K.
"İçtihat Metni"
Davacı, davalı işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı Kurum ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalıya ait işyerinde 15/09/2008-02/02/2009 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 15/09/2008 tarihinden 02/02/2009 tarihine kadar davalı E.. Y.."ya ait sicil nolu işyerinde hizmetinin bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işverene ait sicil sayılı işyerinde 02/02/2009-2012/5. ay arasında geçen çalışmalarının davalı Kuruma bildirildiği, sicil numaralı davalı işyerinin 20/08/2007 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, davacının 01/01/2001-10/02/2009 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu, davacı tarafından davalı işveren aleyhine karşı açılan işçilik alacaklarına ilişkin davada, Karar sayılı karar ile davacının 15/09/2008 tarihinde işe başladığı kabul edilerek hesaplama yapan bilirkişi raporunun dikkate alındığı, işçilik alacakları dosyası kapsamında ihtilaf konusu dönemi kapsayan tüm bordroların bulunduğu ancak Mahkemece, bordro tanıkları dinlenilmediği, davacının çalışma süreleri bakımından çelişki bulunan tanık beyanları ile fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda eksik araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; tespiti istenen dönemde çalışması bulunan bordro tanıklarının adresini Sosyal Güvenlik Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp, tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Öte yandan, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmeli başlıklı 53/1 maddesinde "Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde, öncelikle aynı maddenin birici fıkrasının (c) benedi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı" belirtilmiştir. 5510 sayılı Yasanın 53/1. maddesi 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın 33. maddesi ile değiştirilerek (b) bendi -2926 sayılı Yasa- kapsamındaki sigortalılık ile (a) bendi -506 sayılı Yasa- kapsamında sigortalılığın çakışması halinde (a) bendi kapsamındaki sigortalılığa geçerlilik tanınacağı şeklinde bir düzenleme getirilmiş olup, yasanın ilk halinde önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanıyan 53/1. maddesi, 01/03/2011 tarihinde değiştirilerek, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalara geçerlilik tanınacağı şeklinde değiştirilmiş ve 6111 sayılı Yasanın Geçici 33. maddesi ile de bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı ayrıca hüküm altına alınmıştır. Davacının 01/01/2001-10/02/2009 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa ( 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-b maddesi) kapsamında zorunlu sigortalılığı önce başlayıp devam ettiğinden, dava konusu dönemde 2926 sayılı Yasa ( 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-b maddesi) kapsamındaki sigortalılığı geçerli olacaktır.Buna göre her ne kadar Mahkeme"nin Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tali olup hizmet birleşmesi halinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığının sona ereceği yönündeki gerekçesi isabetsiz ise de, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmasına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
15/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.