21. Hukuk Dairesi 2015/11569 E. , 2016/4365 K.
"İçtihat Metni"
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.04.1998-08.03.2009 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine, bu hizmetlerin diğer sigortalılık süreleriyle birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.04.1998-08.03.2009 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya ait iş yerinde 1999 yılı Temmuz ayında 1 hafta süre ile hizmet akdine dayalı asgari ücretle sigortalı çalışması olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının görümcesinin davalı ve diğer davalılara karşı açtığı hizmet tespiti davasının Dairemizin Karar sayılı ilamı ile onandığı, o davada davalı M.. Ç.. "ın işveren olduğu numaralı işyerinin 08.01.1996 tarihinde kanun kapsamına alınıp 28.12.2004 tarihinde kanun kapsamından çıktığı, daha sonra işyerinin adı ortaklığı adı altında işyeri numarası ile 04.01.2005 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davacı ve davalı tanık beyanlarının çelişkili olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; adı ortaklığı adı altında işyeri numarası ile 04.01.2005 tarihinde kanun kapsamına alınan işyerinin de davaya dahil edilerek kendisine husumet yöneltilmesi gerekmektedir.
Yapılacak iş, davacının 04.01.2005 sonrasındaki çalışmaları için adi ortaklığını davalı sıfatıyla davaya dahil etmek, söz konusu işverenin savunmasını almak ve delillerini toplamak, , davalı işyerlerine ait dava konusu dönemi kapsar dönem bordro tanıklarını ayrıntılı şekilde dinlemek ve gerektiğinde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına da başvurmak suretiyle davacının çalışmalarının yer ve zaman olarak somut olgular çerçevesinde açıklığa kavuşturularak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip,sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya ve davalılardan M.. Ç.."a iadesine
15.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.