Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/144
Karar No: 2020/623

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2020/144 Esas 2020/623 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2020/144 E.  ,  2020/623 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı ..., 20.11.2006 tarihli dava dilekçesi ile ... köyü 156 ada 3 parsel sayılı taşınmazın Mayıs 2002 tarih ve 24 sayılı tapu kaydı ile babası ... adına tespit gördüğünü, ancak; tapu kayıt miktarı 11640 m² olduğu halde, parselin 5713,04 m² olarak tespit edildiğini, kalan kısmın tapulama harici bırakıldığını belirterek tescili istemiyle kadastro mahkemesine dava açmıştır. Kadastro mahkemesince 2006/341 E. - 2007/106 K. sayılı kararı ile 156 ada 3 sayılı parselin ... adına tesbit gördüğü, parselin eksik ölçüldüğü iddiasıyla, ancak, tesbit malikinin dava açabileceği gerekçesiyle davanın aktif husumetten reddine karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2007/4877 E. - 4452 K. sayılı kararı ile dava konusu yer hakkında tutanak düzenlenmediğinden kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bozmadan sonra görevsizlik kararı ile dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, mahkemece 18/05/2010 gün ve 2010/10 E. - 43 K. sayılı karar ile davanın kabulüne, 26.04.2010 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile işaretli 6588,87 m² taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.09.2012 gün ve 2012/3502 E. - 10836 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Çekişmeli taşınmazın ... köyü kadastro sahasında kaldığı ve 131 ada 30 sayılı orman parseli olarak tesbit edilip 10.01.2004 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edildiği, bu nedenle, davanın tapu iptali ve tescile ilişkin olduğu, mahkemece, öncelikle ormanların kuru mülkiyetinin Hazineye, intifa hakkının ise Orman Yönetimine ait olduğu gözönünde bulundurularak Orman Yönetimi davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması, bundan sonra eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bir orman mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile 22.05.2013 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve 131 ada 30 sayılı parsel içinde kalan 14.509,170 m²’lik taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2014 gün ve 2013/9282 E. - 2014/1321 K. sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece çekişmeli taşınmazın 131 ada 30 sayılı parsel içinde kalan ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuda tesciline karar verilmiş ise de mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır.
    Şöyle ki; mahkemenin bozma kararına konu olan 18/05/2010 gün ve 2010/10 E. - 43 K. sayılı önceki kararında 26.04.2010 tarihli fen bilirkişi tarafından düzenlenmiş raporda çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 6588,87 m² yüzölçümlü bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Bu karar, davacı tarafından temyiz edilmeyip sadece davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, reddedilen bölümler yönünden Hazine yararına usûli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle, mahkemece kurulan hükümde, oluşan usûli kazanılmış hak gözetilmeden, çekişmeli taşınmazın 14.509,170 m²"lik kısmının davacı adına tesciline karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
    Ayrıca, davacı yanın dayanağı Mayıs 2002 tarih ve 24 sayılı tapu kayıt miktarı 11640 m² olup, dava, tapu kaydına dayalı tapu iptali ve tescile ilişkin olduğuna göre, mahkemece hüküm altına alınabilecek taşınmazın yüzölçümü ile davacının miras bırakanı adına tescil olunan 156 ada 3 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü toplamı tapu kayıt miktarını aşmamalıdır. Mahkemece kurulan hükümde, bu hususda gözetilmeden karar verilmiş olması da yerinde değildir’’ nedenlerine yer verilmiştir.
    Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılamada, davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 5.051,13 m²"lik bölümün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosu yapılmıştır.
    Mahkemece davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 5051,13 m²"lik taşınmazın davacı adına tesciline dair kurulan hüküm yerinde değildir. Şöyle ki, temyiz incelemesi sırasında hazırlanan ek fen bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaz davalı ... köyünde değil davada taraf olmayan ... köyü sınırlarında tescil harici alanda kalmaktadır. ... köyünde bulunan dava konusu taşınmazla ilgili olarak ... köyü mülki hudutları içinde bulunduğu kabul edilerek kurulan hükmün infazı da mümkün değildir.
    Bu nedenle, davacıya ... köyü tüzel kişiliğini davaya dahil etmesi konusunda süre verilerek, davaya dahil edildiği taktirde açılan davaya karşı ... köyüne savunma hakkı verilerek ileri sürecekleri yazılı delilleri toplanmalı bundan sonra oluşacak sonuca göre infaza elverişli bir karar verilmelidir. Usûlüne uygun taraf teşkili sağlanmadan ve infazı mümkün olmayacak biçimde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 11/02/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi