Abaküs Yazılım
1. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/2890
Karar No: 2017/3941
Karar Tarihi: 15.11.2017

Kasten öldürme - suç delillerini gizleme - Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2016/2890 Esas 2017/3941 Karar Sayılı İlamı

1. Ceza Dairesi         2016/2890 E.  ,  2017/3941 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Kasten öldürme, suç delillerini gizleme
    HÜKÜM : Sanık ... hakkında;
    ... ve ..."u kasten öldürme suçlarından TCK"nun 81, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası (2 kez).
    Sanık ... hakkında;
    a- ... ve ..."u kasten öldürme suçlarından beraat,
    b- Suç delillerini gizleme suçundan TCK"nun 281/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası.


    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yokluğunda verilen ve 04.03.2016 tarihinde tebliğ olunan hükme yönelik 1 haftalık yasal süreden sonra 07.04.2016 tarihinde gerçekleşen temyiz isteminin CMUK"nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.

    1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ... hakkında; maktuller ... ve ...’u kasten öldürme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, sanık ...’ın, maktuller ... ve ..."u kasten öldürme suçlarından elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin meşru müdafaa ve haksız tahrik bulunduğuna vesaireye, katılanlar Yunus, Gül ve Dilara vekilinin, sanık ... yönünden suç vasfına, sanık ... yönünden öldürme suçunun sabit olduğuna, katılan Dürdane vekilinin ise bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
    A- Sanık ... hakkında maktuller Gizem ve Murat"ı kasten öldürme suçlarından kurulan beraat hükümlerinin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
    B- Sanık ... hakkında maktuller Gizem ve Murat’ı kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak;
    a- Sanık ...’in, olay tarihi öncesinde yaklaşık 5 yıldır maktul ... ile sevgili anlamında arkadaşlık ettikleri, bu süreç boyunca sanık ..."in başka bayanlarla da sevgili olarak ilişkilerinin bulunduğu, tanık ..."in beyanına göre, sanık ... tarafından son zamanlarda tehdit ve baskıya maruz kaldığını ileri süren maktul ...’in bu ilişkiyi bitirmek istediği ve uygun zamanı beklediği, bu arada olaydan yaklaşık 3-4 ay evvelinden maktul ... ile maktul ...’ın duygusal anlamda yakınlaştıkları, ancak bunu sanık ...’den gizlemeye çalıştıkları, yine tanık Zeynep anlatımına göre; sanık ...’in askerlik yaptığı dönemde maktul ... ile aralarında geçen bir telefon görüşmesinde, maktul ...’i öldürmekle ve ellerini kesmekle tehdit ettiği, askerden izinli olarak ailesinin yanına gelen ve olay günü birliğine dönecek olan sanık ...’in, maktul ... ile vedalaşmak amacı ile olayın meydana geldiği bağ evine gittiği, kapıya yaklaştığında maktullerin içeriden gelen seslerini duyması üzerine birlikte olduklarını anlayarak, izinsiz bir şekilde içeriye girdiğinde maktulleri beraber gördüğü ve ele geçmeyen fakat raporda bir tarafı künt diğer yanı keskin olan elverişli vasıta niteliğindeki bir bıçağı kullanarak önce maktul ..."ı, ardından dışarıya kaçan ve kulübeye yaklaşık 25 metre mesafede cesedi bulunan Gizem"i kovalayarak, ana damar ve hayati iç organlarda kesiler oluşacak biçimde birden çok kez bıçaklamak suretiyle öldürdüğü, sanığın ayrıca raporda açıklandığı üzere ölümünden sonra maktul ..."in sağ el baş parmağı geride kalacak biçimde her iki elini düzensiz kenarlı kesi izi bırakacak şekilde bileklerinden kesip ayırdığı ve kesilen bu ellerin yapılan araştırmalara rağmen bulunamadığı, sanık ..."in Mahkemedeki savunmasında; maktul ..."in peşinden giderken olayın
    başında bağevinde yüzünü tırmalamaya çalışması nedeniyle "bana vuran elleri keserim" diye bağırdığını ifade ettiği, sanık ..."in olaydan sonra maktullerin kıyafetlerini, maktul ..."in kesilen ellerini ve çantasını, olayda kullanılan bıçağı ve paspas türü bir eşyayı saklayıp yokettiği, olay sırasında kullandığı telefonunu da arkadaşı Tuğçe"nin telefonu ile değiştirerek Tuğçe"ye kendisine ait olan telefonu saklamasını söylediği, birkaç saat sonra da otogara giderek askeri birliğine teslim olmak üzere otobüse binip ilçeden ayrıldığı olayda;
    5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Takdiri İndirim Nedenleri” başlıklı 62. maddesinde; “fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
    5237 sayılı TCK’nun 62. maddesinin ikinci fıkrasında takdiri indirim nedenleri sayıldıktan sonra “gibi” denilmek suretiyle takdiri indirim nedenlerinin yasada sayılanlarla sınırlı olmadığı, aksine bunların örnek olarak belirtildiği açıkça vurgulanmıştır. Burada sayılan “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi nedenler, uygulamada sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikteki gerekçelerdir. Bunun sonucu olarak da, 5237 sayılı TCK’nun takdiri indirim nedenleri yönünden serbest değerlendirme sistemini benimsediği kabul edilmektedir.
    Serbest takdir sisteminin bir gereği Hâkim; “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri”nin yanında, her somut olaya göre değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri de birlikte değerlendirerek bu hususta hak, adalet ve nasafet kurallarına uygun biçimde uygulama yapacaktır.
    07.06.1976 gün ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bu doğrultudaki birçok Ceza Genel Kurulu kararında açıkça vurgulandığı üzere; yasa koyucu, takdiri indirim hükmünün tatbiki konusunda uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme olanağı bulunmayan çeşitli halleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında indirim nedenlerini kısıtlamaktan özenle kaçınmıştır.
    Hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız olmayıp, bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğunun Yargıtay denetimine tabi olacağında da kuşku bulunmamaktadır.
    Nitekim Ceza Genel Kurulunun 27.09.2011 gün ve 122-187 sayılı kararında da benzer hususlara işaret edilmiştir.
    Bu açıklamalar ışığında somut olayda takdiri indirim uygulanmasının “makul” ve “makbul” olup olmadığı değerlendirildiğinde; yukarıda ayrıntıları ile açıklanan suçun işlenme biçimindeki hususiyetler, toplumda meydana getirdiği tepki ve infial, kamu vicdanını rencide edici niteliği, sanığın kişiliğindeki, geçmişindeki ve sosyal ilişkilerindeki olumsuz özellikler nazara alındığında, takdiri indirime müstehak görülmeyen sanık lehine, hak etmediği halde takdiri indirim uygulanmasına karar verilmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
    b- Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    2- Sanık ... hakkında suç delillerini gizleme suçundan kurulan hükme yönelik incelemeye gelince;
    Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2014 tarih, 2014/1336 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık ...’ın, maktuller ... ve ...’u kasten öldürme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, anlatım kısmında sanığın kasten öldürme suçuna ilişkin delilleri gizleyerek yok ettiğinden bahsedildiği, ancak kendi işlediği suçun delilini gizlemesi nedeni ile hakkında TCK"nun 281. maddesi gereğince bu yönde suçlama yapılmadığı açıkça ifade edilerek bu suçtan dava açılmadığının tereddüte yer vermeyecek biçimde ortaya konulduğu gözetilerek, sanık ..."nin bahsi geçen eyleminden ötürü, kamu davasının açılıp açılmayacağının takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması yerine, yazılı şekilde açılmayan davadan hüküm kurulması,
    Usul ve yasaya aykırı olup, katılanlar ..., ..., ... vekilinin, katılan Dürdane Erdoğan vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 15/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi