4. Hukuk Dairesi 2021/1036 E. , 2021/2383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... kendi adına asaleten, diğerleri adına vekaleten vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş. aleyhine 15/02/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda;davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/11/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, eski hale getirme ve taşınmazdan alınan malzeme bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili davacıların makili olduğu Alaşehir ilçesi, Ilıca mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazdan davalı şirket tarafından değişik zamanlarda müvekkillerinin rızası olmaksızın toprak alındığını, arazinin kullanılamaz hâle geldiğini ve yer yer çökmeler olduğunu, toprağın önemli bir kısmının davalı tarafından satıldığını ve kullanıldığını belirterek alınan malzeme bedeli ile taşınmazın eski hâle getirme masraflarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu yerde sadece müvekkili şirket tarafından değil, başka kişi ve şirketler tarafından da toprak alımı yapıldığını beyanla davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı tarafından ıslah edilen bedelin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; mahkemece verilen davanın kabulü yönündeki ilk kararı davalı şirket vekilinin temyiz ettiği ve yerel mahkeme kararının Dairemizce, "... Mahkemece dava
konusu taşınmazın, alınan bilirkişi raporuna göre hesaplanan eski hale getirme bedeline hükmedilmiş, zarar gören taşınmaz alanının sürüm (rayiç) değeri belirlenmemiştir. Oysa, zarar gören taşınmaz alanının sürüm (rayiç) değerinin de belirlenerek açıklanan yerleşik Daire uygulamamız kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
b) Davalı şirket dışında başka şahıslarında davacıların taşınmazından toprak aldıkları sabit olmasına rağmen, mahkemece bu husus üzerinde durulmamış olması ve buna göre hükmedilecek zarar miktarından indirim yapılmamış olması doğru değildir. Bu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Dairemizin 31/05/2018 tarihli ve 2016/9786 esas, 2018/4644 karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup yapılan yargılama sırasında alınan 10/03/2020 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu taşınmazda toprak alınan alanın değerinin 39.815,79 TL ve kalan arazideki değer kaybı bedelinin ise 138.845,93 TL olup toprak alınması nedeni ile oluşan zararın 2020 yılı toplam değerinin 178.661,72 TL olduğu kanaatinin bildirildiği, davacı vekilinin 01/12/2015 tarihli ıslah dilekçesiyle istemlerini bozma sonrası yeniden 125.397 TL olarak artırdığı, mahkemece, bilirkişi tarafından belirlenen sürüm değerinden taşınmazdan toprak alan başkaca kişi ve kurumların da olduğu değerlendirilerek % 25 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 133.996,29 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacıların talebi taşınmazlarından alınan malzeme bedeli ile taşınmazın eski hâle getirme bedelinin davalı şirketten tahsili istemine yönelik olup mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ancak bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Mahkemece bozma sonrası taşınmazın zarar gören kısmının değerinin daha önce belirlenen eski hâle getirme bedeli belirleme tarihi olan 19/12/2014 tarihi (keşif tarihi) itibariyle hesaplanıp, eski hâle getirme bedelinin taşınmazın değerini geçemeyeceği durum gözetilerek belirlenen miktarın hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. Öte yandan Dairemiz bozma ilamının yalnızca davalı şirket vekilinin temyizi üzerine davalı yararına bozulduğu, bu şekilde davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmaktadır.
Şu hâlde; mahkemece, davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmeksizin yukarıda açıklandığı şekilde hatalı değerlendirmeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamış bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ; Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 03/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.