4. Hukuk Dairesi 2020/3244 E. , 2021/2388 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kurum zararının tazmini davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalılar ..., ..., ... ve ... vekillerince talep edilmiş, davacı vekilinde duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01/06/2021 Salı günü davacı ve davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava tarihinin 06/08/1999 tarihi olması gerekirken, 01/03/2010 tarihi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılar ... ve ... vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, kurum zararının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalılardan ... ve ... vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava arkadaşlığı; davacı veya davalı tarafta birden fazla kişi bulunması hâli olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 57 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İhtiyari dava arkadaşlığında; birden çok kişi, birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu haller, davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması, ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri, davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olmasıdır. (HMK.57). Sayılan bu üç durum dışında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu değildir. Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde ise mecburi dava arkadaşlığı vardır (HMK.59).
Somut olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından her bir davalı yönünden ayrı ayrı miktar belirtilmek suretiyle telepte bulunulduğuna ve davalılar arasında müşterek sorumluluk da bulunmadığına göre her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken, belirlenen tek vekalet ücretinden 1/6 oranında vekalet ücreti takdiri şeklindeki usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekir ise de anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan "Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdiren 63.232,06 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile kendini vekille temsil ettiren davalılara ödenmesine," dair bendinin mahkemenin 23/01/2020 tarihli tavzih kararıyla düzeltilmiş "Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdiren 63.232,06 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile 1/6 oranında (10.538,68 TL) kendini vekille temsil ettiren davalılara ödenmesine" şeklindeki kesinleşen bendinin silinerek, yerine "Vekille temsil edilen davalı ... ... için dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 430.705,90 TL üzerinden tarife gereğince takdiren nispi 31.150,00 TL vekalet ücretinin davacı bankadan tahsili ile davalı ... ..."ye ödenmesine, vekille temsil edilen davalı ... için dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 228.976,64 TL üzerinden tarife gereğince hesaplanan takdiren nispi 19.630,00 TL vekalet ücretinin davacı bankadan tahsili ile davalı ..."a ödenmesine, vekille temsil edilen davalı ... için dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 3.000,00 TL üzerinden kesinleşen tavzih kararı gereği belirlenen 10.538,68 TL den az olamayacağı gözetilerek bu tutarda vekalet ücretinin davacı bankadan tahsili ile davalı ..."a ödenmesine, vekille temsil edilen davalı ... için dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 82.136,12 TL üzerinden kesinleşen tavzih kararı gereği belirlenen 10.538,68 TL den az olamayacağı gözetilerek bu tutarda vekalet ücretinin davacı bankadan tahsili ile davalı ..."e ödenmesine, vekille temsil edilen davalı ... için dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 110.062,118 TL üzerinden tarife gereğince takdiren nispi 11.550,00 TL vekalet ücretinin davacı bankadan tahsili ile davalı ..."a ödenmesine," ifadelerinin yazılmasına, davacının temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ..."a geri verilmesine, 03/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.