Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2011/11-856
Karar No: 2012/192
Karar Tarihi: 16.03.2012

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/11-856 Esas 2012/192 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, müvekkiline ait yabancı bir gemiye haciz uygulandığını ve haczen haberdar olunca istihkak iddiasında bulunduğunu ancak yanıt alamadığını iddia etmiş ve istihkak davasıyla birlikte tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı ise işlemin idari nitelikte olduğunu, bu nedenle idare mahkemelerinin görevli olduğunu, hacizli teknenin borçluya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme, davacının mülkiyet belgelerine dayanarak istihkak iddiasını kabul etmiş ve teknenin davacıya ait olduğunu tespit ederek muarazanın önlenmesine karar vermiştir. Ancak, davalı vekili temyiz etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, davacı tarafın istihkak iddiasının kabulüne ilişkin kararı onamıştır. Davalı vekili bu karara yeniden itiraz ederek Hukuk Genel Kurulu'na başvurmuştur. Hukuk Genel Kurulu, davacının mülkiyet belgelerine dayanarak istihkak iddiasının kabul edilebilir olduğunu ancak dava konusu geminin yabancı bir gemi siciline kayıtlı olduğunu ve bu nedenle taşınır hükümlerine tabi olduğunu belirtmiştir. Kararın sonunda, ilişkili kanun madd
Hukuk Genel Kurulu         2011/11-856 E.  ,  2012/192 K.
  • İSTİHKAK DAVASI
  • YABANCI GEMİ SİCİLİNE KAYITLI TEKNE
  • GEMİ MÜLKİYETİNİN İNTİKALİ
  • TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 866
  • TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 867
  • TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 891
  • İCRA VE İFLAS KANUNU (2004) Madde 23

"İçtihat Metni"

 Taraflar arasındaki “ istihkak, muarazanın men’i ve tazminat ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;    İstanbul 13. Asliye Ticaret  Mahkemesince “istihkak isteminin kabulüne, tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına” dair verilen 24.11.2008 gün ve  2008/471 E.,2008/552 K. sayılı kararın incelenmesi  davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27.09.2010  gün ve 2009/3152 E., 2010/9307 K.sayılı ilamı ile,

(  ”... Davacı vekili, müvekkiline ait tekneye davalı tarafından 6183 sayılı Kanun  hükümlerine göre haciz uygulandığını, hacizden haberdar olunca istihkak iddiasında bulunduklarını ancak yanıt alamadıklarını, teknenin ABD bandıralı olup, 2003 yılında satın alındığını, borçlular ile ilgileri bulunmadığını, teknenin bırakıldığı yedieminin tekneye zarar verdiğini ileri sürerek, istihkak davasının kabulü ile muarazanın giderilmesine, haksız haciz nedeniyle 10.000 YTL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiş,sonradan   tazminat talebini atiye terk etmiştir.

 Davalı vekili, yapılan işlemin idari nitelikte olduğunu, bu nedenle idare mahkemelerinin görevli bulunduğunu, borçlu şirket yetkilisinin borçlunun kızı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

 Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı tarafından haczedilen "L." isimli teknenin ABD bandıralı, Delaware Eyaletinde … sicil numarasıyla davacı adına kayıtlı olduğu, davacı şirketin ise aynı eyalette kayıtlı bulunduğu, kurucularının Zeynep ve Osman, aynı zamanda Zeynep’in borçlu Sadri"nin kızı olduğu, teknenin Sadri’nin borcu nedeniyle Davalı tarafından 27.04.2006 tarihinde haczedildiği, davacının mülkiyet belgelerine dayanarak istihkak iddiasında bulunduğu, davalının ileri sürdüğü hususların teknenin mülkiyetine ilişkin belgeler karşısında ancak tasarrufun iptali davasına konu edilebileceği, mülkiyete ilişkin belgeler karşısında davalı tarafın ileri sürdüğü hususların yetersiz olduğu gerekçesiyle, istihkak iddiasının kabulüne, teknenin davacıya ait olduğunun tespitine, muarazanın önlenmesine  karar verilmiştir.

 Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, istihkak istemine ilişkin olup, davalı vekili 16.10.2006 tarihli delil listesinde tanık deliline başvurmuş, 20.10.2006 tarihli dilekçesinde ise üç tanık ismi bildirerek, teknenin borçluya ait olduğu konusunda dinleteceklerini belirtmiştir.                

Mahkemece, 18.12.2006 tarihli ara karar ile davalı tanıklarının yeddi-emin değişikliği konusunda dinlenmesinin talep edildiği belirtilerek hatalı gerekçeyle, tanıkların dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Bu durumda, davalı tanıkları dinlenerek, tekneyi fiilen kimin kullandığı, bakımıyla kimin ilgilendiği, faydasından kimin istifade ettiği, davacı şirketin dava konusu tekneyi alım gücünün olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.)

gerekçesiyle, davalı yararına bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN:  Davalı vekili 

HUKUK GENEL KURULU KARARI 

 Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

 Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici  nedenlere ve özellikle 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Deniz Ticareti’ne ilişkin Dördüncü Kitabının “Gemi” başlıklı Birinci Faslının “Mülkiyet ve Diğer Ayni Haklar” başlıklı Dördüncü Kısmında yer alan  866. maddesinde “Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kısım hükümlerinin yalnız bir Türk gemi siciline kayıtlı bulunan gemiler hakkında tatbik olunacağının”, 867. maddesinde de “Bir Türk gemi siciline kayıtlı bulunmayan gemiler üzerindeki mülkiyet ve sair ayni haklar hususunda, Medeni Kanunun menkullere müteallik hükümlerinin tatbik olunacağının ve böyle bir geminin veya gemi payının temlikinde akitlerin mülkiyetin sadece akitle intikal edeceğini kararlaştırmışlarsa zilyedliğin devrine hacet kalmaksızın mülkiyetin temellük edene geçeceğinin” hükme bağlanmasına; mahkemece, karara dayanak yapılan ve anılan maddelerle aynı kısımda yer alan  aynı Kanunun 891. maddesinin ise “ Medeni Kanunun 379 uncu maddesinin 2 numaralı bendi, 388, 470 ve 575 inci maddelerinin tatbikinde gayrimenkul mallar tabiri içine, gerek inşa halinde, gerek tamamlanmış olan bütün gemiler; keza tapu sicili tabiri içine gemi sicilleri dahil olduğu gibi Borçlar Kanunu’nun 499 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki gayrimenkul rehni tabirine de gemi ipoteği mefhumu girer.” hükmünü haiz olup, burada gemi sicilinden kastedilenin TTK’nun 866 ve 867. maddeleri gereğince Türk gemi sicili olmasına; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 23/4. maddesinin; “(Taşınmaz) tabirinin, gemi siciline kayıtlı olan gemilere de şamil olacağı, diğer gemilerin bu kanun hükmünce taşınır sayılmasına” ilişkin hükmünden Türk gemi sicilinin anlaşılmasının gerekmesine, dava konusu geminin  Amerika Birleşik Devletleri gemi siciline kayıtlı olması ve bu nedenle mülkiyet ve sair ayni hakların tespitinin taşınır hükümlerine tabi olup her türlü delille kanıtlanabilecek bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

 SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen ilave nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi