Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2011/2-860
Karar No: 2012/194
Karar Tarihi: 16.03.2012

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/2-860 Esas 2012/194 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Boşanma-nafaka davasında mahkeme, davacı-davalının tamamen kusurlu olduğunu belirleyerek boşanma talebini reddetmiş, ancak nafaka talebini kabul etmiştir. Davalı vekili, kararın incelenmesi için Yargıtay'a başvurmuş ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tamamen kusurlu eşin de boşanma davası açabileceğini ancak az da olsa davalının kusurunun olduğunun belirlenmesinin gerektiğini belirtmiştir. Dava yeniden görülmüş, ancak mahkeme önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirtmiş ve direnme kararını bozmuştur. Kararda geçen kanun maddesi, Türk Medeni Kanunu'nun 166. Maddesi'dir ve tamamen kusurlu eşin de boşanma davası açabileceğini belirtmektedir.
Hukuk Genel Kurulu         2011/2-860 E.  ,  2012/194 K.
  • BOŞANMA DAVASI
  • NAFAKA
  • TAM KUSURLU EŞİN BOŞANMA DAVASI AÇMASI
  • TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 166

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki “Boşanma-Nafaka” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gölcük 1.Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesince asıl davanın  kabulüne,birleşen davanın reddine dair verilen 12.11.2009 gün ve 2007/203 E.,2009/419 K. sayılı kararın incelenmesi davalı  vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay  2.Hukuk Dairesinin 28.04.2011 gün ve 2011/6765 E., 7184 K. sayılı ilamı ile;

(...Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı-davalı tanıklarının beyanlarında geçen hadiselerden sonra evlilik birliği devam etmiştir. Son olay 3.9.2006 tarihinde kocanın eşi ve müşterek çocuğunu evden kovmasıdır. Davacı-davalı bu olay nedeniyle Gölcük Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/127 esas-2007/602 karar sayılı kararı ile mahkum olmuş ve karar kesinleşmiştir. Davacıdan aktarılan duyuma dayalı beyanlar da hükme esas alınamaz. Davacı-davalı koca tamamen kusurludur.

        Türk Medeni Kanununun 166.maddesi hükmünü  tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir.Çünkü  böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer.Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada  mademki birlik artık sarsılmış  diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. Öyle ise Türk  Medeni  Kanununun 166.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa  kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(TMK.md.166/2)     

                Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden  beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacı-davalının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalı-davacıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle kocanın boşanma davasının reddi, kadının nafaka davasının kabulü ile uygun miktarda tedbir nafakası takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. ....)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. 

TEMYİZ EDEN: Davalı  vekili 

                               HUKUK GENEL KURULU KARARI 

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

        Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici  nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken,önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

 SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 16.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi