20. Hukuk Dairesi 2017/8172 E. , 2020/637 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 30/04/2014 havale tarihli dava dilekçesi ile ... köyü, 114 ada 53 parsel sayılı taşınmazı 6292 sayılı Kanun uyarınca satın aldığını ancak bu taşınmaza komuşu olan ve davalı adına tapuda kayıtlı bulunan 114 ada 52 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün de aslında kendi kullanımında olduğunu belirterek bu kısmın tapusunun iptali ile tamamının kendisi adına tescilini, kabul edilmediği takdirde ise 1/2 hisse oranında tapuya tescilini, yine 114 ada 53 parsel sayılı taşınmazın güneyinde bulunan ve paftasında yol olarak gösterilen taşınmazın ise aslında kendi kullanımında olduğunu belirterek bu hususun tespiti ile tapuya şerh verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda: davanın kabulüne, ... ili, ... köyü 114 ada 52 sayılı parselde davalı adına kayıtlı olan taşınmazın 05.01.2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 165,87 m2"lik kısmın tapusunun iptali ile davacı adına kayıtlı 114 ada 53 parsel sayılı taşınmaza ilavesine, (B) harfi ile gösterilen 118,82 m2"lik kısmın yeni bir parsel numarası verilmek kaydı ile 2/B vasıflı arazi olarak ... adına tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine taşınmazın "iş bu taşınmaz ...oğlu ..."in zilyetliğindedir" şerhinin düşülmesine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 10.06.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 30.09.1977 tarihinde ilan edilen, itirazlı yerlerde ise 07.01.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 2001 yılında 3402 sayılı Kanun uygulamalarına esas olmak üzere yapılan aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ve 2010 yılında 2/B sahalarının kullanım kadastrosu vardır.
Çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile göstrerilen bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden; Çekişmeli 114 ada 52 parsel sayılı taşınmaz 6292 sayılı Kanun uyarınca 18.07.2013 tarihinde davalı ..."e satılmış olup eldeki dava ise 30/04/2014 tarihinde açılmıştır. Çekişmeli taşınmazda, yapılan kullanım kadastrosu sırasında davalı lehine kullanıcı şerhi verilmiş, kullanım kadastrosunun kesinleşmesinden sonra davalı yasal süresi içinde idareye müracaat ederek taşınmazı satın almış ve tapuda adına tescil işlemi yapılmıştır. Davacı ise bu satış işleminden sonra tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. Çekişmeli taşınmazın fiili
kullanıcısının kullanım kadastrosunun yapıldığı tarihte davalı olarak belirlendiği, Hazinenin de taşınmazı fiili kullanıcı olarak tespit edilen davalıya sattığı, davacının satış işleminden önce açılmış bir davasının bulunmadığı anlaşıldığına göre davalı adına yapılan tescil işleminin mevzuata uygun olduğu tartışmasız olup yolsuz tescil olduğundan bahsedilemez. Açıklanan nedenle davacının (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdr.
114 ada 53 sayılı parselin güneyinde yol olarak gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli taşınmaz bölümü de 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanuna değişik 2. maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkarılmış ve fakat kullanım kadastrosu sırasında fiilen yol olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakılmış ve paftasında gösterilmekle yetinilmiştir. 3402 sayılı Kanunun 16/B maddesi uyarınca yol, meydan, köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir. Yine Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kadastro Daire Başkanlığının 2012/5 sayılı genelgesinin 2/2 maddesi; "2/B sahaları içinde mevcut dere ve yol gibi kamuya terk edilmiş yerler varsa, bunlar tescile tabi olmadıklarından paftasında özel işaretiyle gösterilecektir." düzenlemesini içermektedir. Çekişmeli taşınmaz bölümü de paftasında yol olarak gösterilmiş ve hakkında kullanım kadstrosu tutanağı düzenlenmemiştir. Hal böyle olunca davacının bu yöne ilişkin davasının da reddi gerekirken yanılgı sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve ..."in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 11/02/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.