Taraflar arasındaki “patente tecavüzün men’i ve tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 07.05.2008 gün ve 2006/91 E., 2008/111 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.04.2010 gün ve 2008/12643 E., 2010/4175 K. sayılı ilamı ile;
(...Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “tekstil boyama makinelerinde kullanılan aşağı yukarı hareketli ayarlı düze mekanizması”na ilişkin faydalı model belgesine konu sistemin davalının üretmiş olduğu makinelerde kullanılarak piyasaya sunulduğunu, bunun müvekkiline ait faydalı model hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının tecavüzünün ve haksız rekabetinin meni, 10.000 YTL maddi ve 1.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait faydalı model belgesine konu buluşun yeni olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait faydalı model belgesine konu buluşun yeni olmadığı, davalı tarafından daha evvelden imal edilen makinelerde kullanıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, faydalı model belgesine dayalı tecavüzün men’i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıya ait TR 1998/788 Y sayılı faydalı model belgesine konu tekstil boyama makinelerinde kullanılan aşağı yukarı hareketli ayarlı düze mekanizmasının aynısı davalı tarafından üretilen makinelerde kullanıldığı iddiası ile iş bu dava açılmış olup, mahkemece, davacı adına tescilli buluşun davacıdan önce gerek davalı ve gerekse yurtiçi ve yurtdışında bulunan 3. kişiler tarafından kullanıldığı ve bu nedenle buluşun yeni olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, faydalı model belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar sahibi 551 sayılı KHK’den kaynaklanan tüm haklardan yararlanır ve anılan yasa gereği faydalı model belgesine konu buluşa gelebilecek tecavüzlerden dolayı koruma altındadır. Bu itibarla, mahkemenin yazılı gerekçesi ancak açılacak bir hükümsüzlük davasında değerlendirilmesi gerekirken, yeni olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. ..)
Gerekçesiyle, (1).bentteki nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddi ile (2). bentte açıklanan nedenlerle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, faydalı model belgesine dayalı olarak tecavüzün men’i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının, faydalı model belgesine konu buluşun yeni olmaması nedeniyle davacının korumadan yararlanamayacağı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece; yukarıda başlık bölümünde yer alan gerekçe ile bozulmuştur.
Mahkemece, daha önce değerlendirilmeyen ve ilk kararda yer verilmeyen faydalı model belgesinin yıllık ücretinin ödenmemesi nedeniyle hükümsüz kılındığına ilişkin belgeye dayanılarak, hükümsüzlük davası açılmasının mümkün olmadığı, hiç kimsenin lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı ve faydalı model belgesine konu buluşun yeni olmadığı da vurgulanarak, direnme olarak adlandırılan temyize konu hüküm oluşturulmuştur.
Hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşme sırasında, işin esasının incelenmesinden önce, temyize konu kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu"nca mı, yoksa Özel Daire’ce mi yapılması gerektiği hususu, ön sorun olarak değerlendirilmiştir.
Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 429. maddesi).
Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek araştırma yaparak veya gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
Yukarıdaki açıklamaların ışığında somut olayın incelenmesinde, mahkemece ilk kararda tartışılıp değerlendirilmeyen, bu nedenle de Özel Dairenin denetiminden geçmeyen faydalı model belgesinin yıllık ücretinin ödenmediğine ilişkin belge incelenip değerlendirilerek, faydalı model belgesinin hükümsüz kılındığı hususuna dayanılarak temyize konu hüküm verilmiştir.
Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu bu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; bozmadan esinlenilerek ilk kararda değerlendirilmeyen yeni delillere ve tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni gerekçeye dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
Hal böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi ise, Hukuk Genel Kurulu’na değil, Özel Daire’ye aittir.
Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daire’ye gönderilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 11. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 16.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.