20. Hukuk Dairesi 2017/7897 E. , 2020/639 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
...Yeniköy mahallesi 862 parsel sayılı 4680 m² yüzölçümlü taşınmaz, tarla niteliğiyle davalı ... ...; 945 parsel sayılı 5000 m² yüzölçümlü taşınmaz, çayır niteliğiyle davalı ...; 1343 parsel sayılı 6697 m² yüzölçümlü taşınmaz, tarla niteliğiyle davalılar ... ve arkadaşları adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı ... Yönetimi, yörede 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında orman tahdit sınırlarına uyulmadığını, taşınmazların kısmen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, tespitin iptali ile orman tahdit sınırları içinde kalan kısımlarının orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 27/10/2011 tarihli raporuna ekli krokisinde 862 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 988,54 m², 1343 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 82,82 m², 945 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 485,70 m² bölümlerin kadastro tespitlerinin iptali ile bu bölümlerin dava konusu parsellerden ayrılarak orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından 1343 sayılı parsele ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2013/2103 E.- 2013/11402 K. sayılı kararı ile özetle; "Davalı ... (...)"ın tüm mirasçıları tesbit edilerek dava dilekçesi ve ekleri yöntemince tebliğe edilerek, dava hakkında bilgilendirilmeleri ve davalı sıfatıyla davayı takip edebilmelerine olanak tanınması, yine davalı ..."a usulüne uygun tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, bu hususa riayet edilmeksizin yargılamaya devam edilip, tahkikat sona erdirilerek, esas hakkında karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır. Ayrıca, davacı idare, 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek 4 maddesi gereğince güncelleme kadastro çalışması sonucu yapılan fennî hataların düzeltilmesi işleminin askı ilân süresi içinde çekişmeli parsellerin bir bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların bilirkişi raporlarında (A) ile gösterilen bölümlerinin evveliyatının orman sayılan yerlerden olduğu, bu niteliklerinin orman kadastrosu yönünden kesin olduğu, zilyetlikle kazanılamayacakları, davalıların mülkiyetinde bulunmalarının ve hükmen tescil edilmelerinin kanunun amir hükmünü ihlal etmeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı idarenin davasının çekişmeli taşınmazın mülkiyetine mi yoksa Ek-4. madde gereğince yapılan orman sınır düzeltme işlemine itiraza ilişkin mi bulunduğu
belirlenmeden hüküm kurulması doğru değildir. Bu nedenle, dava dilekçesi davacı vekiline açıklattırılmalı, davanın çekişmeli taşınmazların mülkiyetine ilişkin olduğu belirlendiği takdirde, görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu gözönüne alınarak görevsizlik kararı verilmeli, davanın 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek madde 4 gereğince yapılan güncelleme kadastro çalışması sonucunda orman sınırı itibariyle yapılan fennî hataların düzeltilmesi işlemine yönelik olduğunun tesbiti halinde ise, kesinleşmiş orman tahdit tutanakları ve haritası getirtildikten sonra Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşacak bilirkişi kurulu yardımıyla yapılacak inceleme ve keşifte, Ek madde 4 gereğince yapılan orman sınır düzeltme çalışmasının kesinleşmiş orman tahdit tutanak ve haritalarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, kesinleşmiş orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B madde haritaları, Ek madde 4 gereğince düzeltilen orman sınırı ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyon hattına göre konumu, orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları, Ek madde 4 çalışmasında düzeltilen orman sınır noktaları ile kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle bilirkişilerden denetime elverişle krokili rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir." gereğine değinilmiştir.
... Kadastro Mahkemesince bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuş, davacı ... Yönetimi vekilince davanın mahiyetinin mülkiyete yönelik olduğu bildirilmiştir. Yapılan yargılama sonunda kadastro mahkemesinin 05/12/2014 tarih ve 2014/62 E.- 2014/95 K. sayılı kararı ile; davanın çekişmeli taşınmazların mülkiyetine ilişkin olduğu anlaşıldığından uyulan Yargıtay bozma ilamı da gözetilerek dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi yönünde karar verilmiş, dosya temyize konu iş bu dosya esasına kaydedilerek yapılan yargılama sonucunda; davanın kesin hüküm sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 18.06.1992 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Yörede genel arazi kadastrosu işlemi 1966 yılında yapılıp kesinleşmiştir. 3402 sayılı Kanunun ek-4 maddesi uyarınca kullanım kadastrosu 19/07/2010 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 7139 sayılı Kanununun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına
11/02/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.