16. Hukuk Dairesi 2016/3643 E. , 2018/7369 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... sonucu ... İli, Darende İlçesi, Çukurkaya Mahallesi çalışma alanında bulunan 187 ada 8 parsel sayılı 27.479,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla, beyanlar hanesine parsel üzerindeki iki katlı evin ... ...’ye ait olduğu yazılarak, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ...ler Tic. Ltd. Şirketini temsilen ... ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ...ler Tic. Ltd. Şirketi adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ... öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı ...ler Tic. Ltd. Şti. temsilcisi, çekişmeli parselin davacı şirket tarafından 2007 yılında taşınmazın üzerinde 30-40 yılı aşkın süredir zilyetliği sürdüren ..."tan satın alındığı iddiasına dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, önce ... ve satış sonrası davacı şirket tarafından çekişmeli parsel üzerinde zilyetlik koşullarının sağlandığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme karar vermek için yeterli değildir. Şöyle ki, dava konusu taşınmaz hali hazırda taş ocağı olarak kullanılmakta olup, yalnızca bu şekildeki kullanım 3402 sayılı Yasa"nın 14. maddesi gereğince zilyetlikle iktisap sağlamaz. Bu nedenle, taşınmazın taş ocağına çevrilmeden önce 20 yılı aşkın süre ekonomik amacına uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığının başka bir ifade ile davacı şirketin satın aldığı tarihte satıcısı lehine mülkiyet hakkının doğmuş olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Buna rağmen mahkemece satışın yapıldığı 2007 yılı öncesine ait uydu fotoğrafları ve ortofotolar ile tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilerek usulüne uygun incelenmemiştir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle 2007 yılı öncesine ait net çözünürlüklü uydu fotoğrafları ile ortofotolar ve tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Komutanlığından getirtilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişileri, taraf tanıkları, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi kurulu ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlanıldığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmaz bölümlerini, komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor alınmalı; 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi kurulundan yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlarda sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.12.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.