17. Ceza Dairesi 2020/320 E. , 2020/1726 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanıklar ..., ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık ... açısından yapılan incelemede, Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15/11/2018 tarih 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu şeklindeki kararları gereğince başka suçtan Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın, kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK"nın 196. maddesine aykırı davranılması,
B-Sanık ... açısından yapılan incelemede,
1-Sanık hakkında katılan ... ve müşteki ...’e yönelik hırsızlık suçlarına ilişkin olarak iki kez cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı ancak mahkemece tek bir hırsızlık suçuna yönelik hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, hükmün müştekiye yönelik eylem nedeniyle mi, katılana yönelik eylem nedeniyle mi verildiğinin kararda belirtilmemesi suretiyle belirsizlik yaratılması,
2-Müşteki ...’ün çantasından cep telefonu çalınması şeklinde gerçekleşen olayda soruşturma aşamasında beyanı alınan müştekinin telefonunun çalındığını sonradan fark ettiği suça konu cep telefonunun çanta üzerinde iken mi yoksa çantayı beyanında belirttiği üzere en son sınıfa bıraktığı halde iken mi çalındığının tespiti ile 5237 Sayılı TCK’nun 142/2-b veya bulunduğu yere göre aynı Yasa’nın 142/1-a-b maddelerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hangi müştekiye yönelik olduğu belli olmayan tek bir hüküm kurulması,
3-Katılan ...’ya yönelik gerçekleşen, üzerindeki çanta içerisinden cep telefonu çalınması şeklindeki hırsızlık olayında , oluş ve dosya kapsam içeriğine göre görev yapan kolluk memurlarınca perdeleme yapılmak suretiyle hırsızlık suçunun gerçekleştiğinin anlaşılması üzerine önceden başka suçlar sebebiyle bilinen sanıkların yakalanması olayında eylemin 5237 Sayılı TCK’nın 35. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin (4), (5) ve (6) fıkraları da göz önünde bulundurularak, mahkûmiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/7. maddesi gereğince açıkça “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ... hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması
5-T.C. Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
6-5271 sayılı CMK"nın 324. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında yargılama giderlerinin neleri kapsayacağının, kimin tarafından belirleneceğinin, kime ve nasıl yükletileceğinin düzenlendiği, buna göre iştirak halinde her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken tüm yargılama giderlerinin sanıklardan eşit tahsil edileceği belirtilerek hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2 maddesine aykırı davranılması,
7)Sanıklar müdafiinin 18.11.2014 tarihli duruşmada, sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesine karşılık, sanıklar hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK"nun 62.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiisinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... açısından diğer yönleri incelenmeyen hükmün,sanık ... açısından ise açıklanan nedenlerle verilen hükmün tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.