1. Hukuk Dairesi 2014/14362 E. , 2015/398 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ESPİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2013
NUMARASI : 2008/210-2013/308
Taraflar arasında birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi, yıkım, ecrimisil ve tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesine ve ecrimisil isteminin kabulüne, asıl davadaki yıkım isteği ile birleşen tapu iptal ve tescil davasının ise reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar-birleşen davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi "ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil, birleşen dava ise harici satın almaya dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar; kayden maliki oldukları 689 parsel sayılı taşınmazı, davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullandıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesine, muhdesatın yıkımına ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar asıl davanın reddini savunmuşlar, birleşen davada; mirasbırakanları S..K.."un çekişmeli taşınmazı davacıların murisinden 1963 tarihli harici satış senedi ile satın aldığını, anılan tarihten buyana taşınmazda zilyet olduklarını belirterek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece; elatmanın önlenmesine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne, asıl davadaki yıkım isteği ile birleşen tapu iptal ve tescil davasının ise reddine karar verilmiş, hüküm elatmanın önlenmesi ve ecrimisile hasren davalılar (birleşen davanın davacıları) tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; fındık bahçesi ve kârgir kahvehane vasfında olan, müşterek mülkiyet hükümlerine tâbi 689 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit çalışmaları sırasında davacıların mirasbırakanı E.. İ.. adına 1/2 payla tespit ve tescil edildiği, murisin ölümü üzerine intikal, satış ve tevhit yoluyla taşınmazın tamamının E.. İnanç mirasçılarından davacılar R.. İ.., A.. N.., Z... S.., B.. İ.. ile dava dışı Hikmet İnanç adına payları oranında tescil edildiği, Giresun-Trabzon karayolu üzerinde yer alan tek katlı yapının davacıların murisi tarafından yapıldığı, davalıların murisi S... K.., oğlu Fikret ve daha sonrasında torunu A.. K.. tarafından lokanta olarak, karayolunun sahile indirilmesinden sonra ise köy kahvesi olarak kullanıldığı, esasen yol kenarında mevya ve çay satan S..K..un başlangıçta kira bedeli ödediği halde yolun işlekliğini yitirmesi üzerine kira ödemediği, 8.959,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 89.64 m²"lik bölümünün kârgir bina, 74.40 m²"lik bölümünün sundurma, 2.239,00 m²"lik bölümünün ise fındık bahçesi olarak 1975 yılında ölen S.. K.. mirasçıları olan davalılar tarafından kullanıldığı, davacılardan H.. İ.."ın 3/16 payını 14/01/1993 tarihli satış akdi ile dava dışı Hikmet İnanç"a temlik ettiği, eldeki davanın 03/09/2008 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanunu"nun 693. maddesi "Paydaşlardan her biri diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Paydaşlardan her biri bölünmeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir" hükmünü içermektedir.
Somut olaya gelince; çekişme konusu müşterek mülkiyet hükümlerine tâbi çaplı taşınmazda davacılar paydaş olduğuna, davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakları bulunmayıp, 3.kişi konumunda olduklarına, Türk Medeni Kanun"nun 693. Maddesinin son fıkrasına göre ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceğine ve bu korumadan bütün ortaklar yararlanabileceğine öteyandan çaplı taşınmazlarda harici satın alma iddiası dinlenemeyeceğine göre mutlak elatmanın önlenmesine ve taşınmazdaki kârgir yapı bakımından kira geliri üzerinden hesaplanan ecrimisilin kabulüne ve birleşen tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki; davacılardan paydaş H.. İ.. taşınmazdaki payını dava tarihinden önce dava dışı üçüncü kişiye satmıştır.
Hâl böyle olunca, davacı H.. İ.."ın davasının reddine, diğer davacıların payı oranında belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, değinilen husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; elatılan bölüm bakımından keşfen değer belirlendiği halde elatılan bölüm ve tahsiline karar verilen ecrimisil toplamı üzerinden nispi karar ve ilam harcı alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile sadece ecrimisil üzerinden harç alınması da isabetsizdir.
Davalıların (birleşen davacılar) bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.