Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/10903
Karar No: 2015/7268
Karar Tarihi: 03.06.2015

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2014/10903 Esas 2015/7268 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2014/10903 E.  ,  2015/7268 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/06/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
    2- Diğer temyiz itirazına gelince;
    Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı, davalının kendisi ile evli olduğunu bildiği halde eşi ile birliktelik yaşadığını, bu durumu öğrendiğinde dava dışı eşinin iş yerinde çalışan davalı ile konuşmak için iş yerine gittiğini, aralarında çıkan tartışmada davalının kendisini darp ettiğini belirterek, davalının eylemleri nedeni ile uğradığı manevi zararın giderilmesini istemiştir.
    Davalı ise, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece, davalının davacıya yönelik eylemlerinin her iki tarafın haksız tahrikleri sonucu oluştuğu, davacının dava dışı eşine yönelik boşanma davasından ise vazgeçtiği ve bu nedenle aile saadetinin bozulduğuna ilişkin iddiasını da kanıtlayamadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
    Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı ve davalı tarafın olay tarihinde tartıştıkları ve birbirlerini darp ettikleri, bu eylemleri nedeniyle yaralama suçundan Sulh Ceza Mahkemesi"nin 2011/769 Esas ve 2012/844 Karar sayılı dava dosyasında cezalandırılmalarına ve haksız hareketin ilk hangi taraftan geldiği tespit edilemediğinden her iki taraf hakkında da haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, her ne kadar davacı ve davalı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmış ise de, tarafların soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde yaşanan kavga olayında birbirlerine vurduklarını kabul ettikleri anlaşılmaktadır.
    Eylem tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK 41. maddesine göre (6098 sayılı TBK"nun 49.maddesi), “Bir kimse, gerek kasten gerekse ihmal veya dikkatsizlik tedbirsizlik sonucu haksız bir şekilde, başkasının zarara uğramasına sebep olursa, o zararı tazmin ile sorumludur.

    Somut olayda, davalının davacıya yönelik yaralama eyleminde bulunduğu ve karşılıklı kavga olayının mahkemenin de kabulünde olduğu anlaşıldığına göre davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken eylemin karşılıklı olması nedeni ile istemin reddi doğru olmamıştır. Olayın meydana geliş biçimi takdir edilecek manevi tazminatın miktarında indirim nedeni olarak gözetilebileceğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/06/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

    KARŞI OY YAZISI

    Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; davalı tarafından temyiz edilen hüküm, Dairemiz çoğunluğunca manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
    Somut olayda; davalının davacının eşi ile duygusal ve cinsel ilişkiye girdiği tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Sorun, bu durumun davacının kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmadığı ve saldırı oluşturuyorsa bundan davalının sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
    Hukukumuzda borçların kaynağı; sözleşme, haksız fiil, sebepsiz iktisap ya da bir kanun hükmü olarak kabul edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nda sorumluluk nedenleri arasında düzenlenen haksız fiil, hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Eldeki dava, açıklanan sorumluluk kaynaklarından Türk Borçlar Kanunu’nun 58. (Borçlar Kanunu 49. mad.) maddesinde ifadesini bulan haksız eyleme dayalıdır.
    Gerek Anayasamızda, gerek Türk Medeni Kanunu’nda aile, toplumun temeli olarak kabul edilmiş ve aileyi koruyan hükümlere yer verilmiştir. Aile sadece mensubu olduğu kişiler için değil, toplum için de önemlidir. Hem yazılı hukuk düzenimizde hem de örf ve adet hukukumuzda özel bir yere sahiptir.
    Böylesi öneme sahip aile kurumuna mensup erkekle evli olduğunu bilerek kurulan duygusal ve cinsel ilişkinin, aile kurumuna ve onun mensubu olan kişilere vereceği zarar kaçınılmazdır. Davalının da bunu öngörmemiş olduğu düşünülemez.
    Bu nedenledir ki, evli kişilerle ilişki uzun süre suç sayılmış ve aile kurumu bu yolla koruma altına alınmak istenmiştir. Bu tür eylemlerin, daha sonraki yasal düzenlemelerle suç olmaktan çıkarılmış olması, bu eylemin ahlaka aykırılığını ve dolayısıyla haksızlığını ortadan kaldırmayacaktır.
    Diğer taraftan, eşler evlilik birliğini kurmakla birbirlerine sadakat borcu altına girdikleri gibi, mensubu oldukları aile birliğine karşıda sorumluluk altına girerler. Davacının eşinin evli olmasına rağmen bir başkası ile cinsel ve duygusal ilişkiye girmesi, evlilik sözleşmesi ile bağlandığı, sadakat borcu altına girdiği eşine karşı haksız eylem niteliğindedir. Davalı kadın da, evli olduğunu bilerek davacının eşiyle gayri resmi ilişkiye girmek suretiyle, gerek yasalarca, gerek örf ve adet hukukunca korunmayan haksız bir davranış içine girmiştir. Bu davranış da açıkça haksız eylem niteliğindedir.
    Eş söyleyişle, esasen dava dışı eşin evlilik birliğinin gerektirdiği sadakat yükümü bulunmakla birlikte, onun evli olduğunu bilen ve buna rağmen onunla birlikte ilişkiye giren davalı kadının da dava dışı kocanın sadakatsizlik eylemine katıldığında, her ikisinin de bu haksız eylemlerinden birlikte ve müteselsilen sorumlu olduklarında kuşku bulunmamaktadır. O halde, Türk Borçlar Kanunu’nun 61. (Borçlar Kanunu’nun 50. md.) Maddesinde düzenlenen birden fazla şahsın müşterek kusurlarıyla bir zarara yol açmaları, diğer bir deyimiyle tam teselsül hali mevcut olup, davalı doğan zarardan davacının eşi ile birlikte müteselsilen sorumludur.
    Hal böyle olunca; mahkemece, davalının açıklanan şekilde gerçekleşen eyleminden sorumluluğu kabul edilerek davacı eş yararına tazminat hükmü kurulması gerekir. Bu nedenle dairemiz kararının 1 nolu bendine katılmıyorum. 03/06/2015




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi