Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/3293
Karar No: 2016/5366
Karar Tarihi: 28.03.2016

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/3293 Esas 2016/5366 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2016/3293 E.  ,  2016/5366 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi


    Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1975-2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    K A R A R

    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, davacının 1975-2003 yılları arası her yıl Haziran-Eylül ayları arası davalı nezdinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
    Dairemizin, 27/06/2012 tarih ve 2011/1844 E. 2012/12310 K. Sayılı bozma ilamı üzerine, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya ait iş yerinde 1975 ve 2002 yılları arasında ilgili yıllarda dahil olmak üzere her yıl Haziran- Temmuz-Ağustos ve Eylül aylarının tamamında tam gün süreli 4 ay süre ile iş akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de, çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına 19/08/2003-31/08/2003 tarihleri arası 13 gün davalı işveren tarafından bildirim yapıldığı, işyerinin 01/08/1988 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı ancak vergi kaydının 1975 yılında başladığı, 1993-2003 arası dönem bordrolarının getirtildiği ancak bildirimlerin çok kısmi olduğu, kısmi bordro tanıklarından bir kısmının kendi dönemleri itibariyle fiili çalışmayı doğruladıkları, bir kısmının bilgisinin bulunmadığı, bir kısmının ise davacının 203 yılında bir sezon çalıştığını belirttikleri, davacı tarafından gösterilen tanıklardan ... beyanında, 1978 yılında yazlık aldığını ve bu tarihten itibaren her ... adasına geldiği, iskelede bulunan ve davacının çalıştığı çay ocağına sürekli geldiğini burada arkadaşları ile oyun oynadıklarını, davacıyı burada her yıl çalışırken gördüğünü, diğer tanık...70 yılında evlenip gelin olarak geldiğini, oturdukları evin davacının çalıştığı çay bahçesinin karşısında bulunduğunu ve davacıyı 1975 yılından bu yana her yıl sezonluk olarak çalıştığını belirttikleri anlaşılmaktadır.
    Somut olayda, tanık beyanları arasında oluşan çelişkilerin giderilmediği, komşu işyeri tanıklarının tespit edilip dinlenmediği, fiili çalışmayı doğrulayan şahısların işyerine komşu olup olmadığının araştırılmadığı böylece davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden sonuca gidildiği görülmektedir.
    Yapılacak iş; dönem bordroları çok kısmi olup, uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde bildirimi olan tanık bulunmadığına göre, öncelikle davacının uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığını iddia ettiği çay bahçesinin (1975-2003 yılları arası) çevresinde bulunan diğer komşu işyerlerini, Kurum, vergi idaresi, belediye, emniyet müdürlüğü ve muhtarlık gibi kamu kurumları aracılığıyla tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, öte yandan çalışmayı doğrulayan tanıklardan ... ve ... isimli şahısların oturdukları ev veya yazlıkların söz konusu çay bahçesi çevresinde bulunup bulunmadığını araştırmak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    Öte yandan, davacının 2003 yılına ait çalışma iddiasının herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedilmesi de hatalı olmuştur.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden Dursun Kırmızı"ya iadesine
    28/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi