12. Ceza Dairesi 2021/1446 E. , 2021/3316 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/06/2012 tarih 2011/445 E. - 2012/539 K. sayılı kararı ile 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanığın beraatine hükmedildiği, katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 27/11/2014 tarih 2013/26148 E. - 2014/23974 K. sayılı ilamı ile 5271 sayılı sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulduğu, bozma ilamına uyan mahkemece 21/04/2015 tarih 2015/67 E. - 2015/246 K. sayılı kararı ile sanığın, 2863 sayılı Kanun’un 65/1, TCK’nın 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK"nın 231/5. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 10.09.2015 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 14/07/2016 tarihinde TCK’nın 179/2-3. maddesinde düzenlenen tarfik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/581 Esas 2017/49 karar sayılı kararı ile bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın 18.05.2017 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada sanık hakkında önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2018 tarihli ve 2017/388 E. - 2018/394 K. sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanunun 65. maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanuna tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanığın, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 03/07/1987 tarih ve 3492 sayılı kararı ile belirlenen kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alıp, 271 numaralı tescilli yapının koruma alanında bulunan kiracısı olduğu taşınmaz üzerinde izin almaksızın 40-50 cm derinliğinde, 41.73 m uzunluğunda kanal kazdırarak, pvc + elektrik hattı döşetmek suretiyle eyleminin kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde ve aynı zamanda tescilli yapının koruma alanında izinsiz fiziki müdahale suçunu oluşturduğu anlaşılmakla;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin imar barışı kapsamında yaptıkları başvurunun sonucunun beklenmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi veya büyükşehir belediye başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin suç tarihinde koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu araştırılarak kapsadığının tespiti halinde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi, kapsamadığının tespiti halinde ise aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1- Hüküm açıklanırken dayanak kanun maddesi olan CMK’nın 231/11. maddesinin belirtilmemesi,
2- TCK"nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği ihtarının yapılmamış olması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.