Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/3767
Karar No: 2021/3317
Karar Tarihi: 06.04.2021

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/3767 Esas 2021/3317 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2019/3767 E.  ,  2021/3317 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii, sanık ...’in beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    I-Katılan vekilinin sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    Sanık ... hakkında III. derece arkeolojik sit alanında bulunan taşınmazda izin almaksızın kaçak inşaat yaptığı iddiasıyla 2863 sayılı kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olmak suçlarından açılan kamu davasında; sanığın aşamalardaki benzer savunmalarında, kendisinin inşaat işçisi olduğunu, suça konu inşaatın sahibi olan diğer sanık ...’ın ...’da ikamet etmesi nedeniyle onun isteği üzerine inşaatta çalışan işçilerle ilgilendiğini, inşaata kontrol amaçlı bir iki kere gittiğini ve işçilerin paralarını verdiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, diğer sanık ...’ın da belirtilen savunmayı doğrulayarak, sanık ...’ın inşaatla bir ilgisinin olmadığını, inşaatın kendisine ait olduğunu, inşaat işçisi olan sanık ...’ın sadece kendisine yardım ettiğini belirttiği, tapu kaydında suça konu kaçak inşaatın bulunduğu parselin sanık ... adına kayıtlı olduğu dikkate alınarak sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
    Yapılan yargılama sonunda, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil elde edilemediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine hükmedildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ...’in beraatine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
    II-Sanık ... müdafinin, mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;
    2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanunun 65. maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanuna tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği değerlendirilerek imar barışı kapsamında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönündeki tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
    Sanık ... hakkında III. derece arkeolojik sit alanında bulunan tapuda kendisi adına kayıtlı taşınmazda izin almaksızın kaçak inşaat yaptığı iddiasıyla 2863 sayılı kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olmak suçlarından açılan kamu davası ile ilgili olarak; Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 03.07.1987 tarih 3492 sayılı kararı ile III. derece arkeolojik sit alanında kalan eski 2644 parsel yeni 427 ada 1 parsele ilişkin tapu kaydının beyanlar hanesinde III. derece arkeolojik sit alanında yer aldığına dair şerh bulunduğu, kaldı ki sanığın savunmasında sit alanı olduğunu bildiğini kabul ettiği, böylelikle sanığın inşai faaaliyette bulunduğu yerin sit alanı olduğunu bildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu, 13.12.2013 tarihli yapı tatil zaptında; 2644 parselde izin alınmadan kaçak olarak 6,75 x 11,90 mt ebatlarında 2,75 m yüksekliğinde inşaat yapıldığı tespit edilerek mühürlendiği, arkeolog, inşaat mühendisi ve fen bilirkişi eşliğinde mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; suça konu taşınmazın eski 2644 parsel yeni 427 ada 1 parselde yer aldığı, III. derece arkeolojik sit alanında bulunduğu, izin alınmaksızın kaçak olarak yapıldığı, toplam alanın 47,46 m2 olması gerekirken toplam 134,33 m2 alanlı yapıldığı, izinsiz yapılan binanın 2863 sayılı kanunun 9. ve 16. maddeleri kapsamında “izinsiz inşai müdahale” niteliğinde olduğu, sit alanında herhangi bir zararın oluşmadığının belirtildiği dikkate alınarak sanığın eyleminin izinsiz inşai ve fiziki müdahale suçunu oluşturduğu anlaşılmakla;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin beraat kararı verilmesi gerektğine, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Sanığa ait adli sicil kaydı incelendiğinde, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/259 Esas, 2014/471 Karar sayılı ilamı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğunun görüldüğü, UYAP üzerinde yapılan incelemede, suç tarihi 13.12.2013 olan dosyada sanığın 2566 parsel nolu taşınmaz üzerine ruhsatsız ve ruhsat eki onaylı projesine aykırı olarak inşaat yaptığı iddiasıyla imar kirliliğine neden olmak suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 09.09.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, ancak temyize konu dosya içerisinde anılan dosyaya ilişkin herhangi bir bilgi - belge bulunmadığı değerlendirilmekle; adı geçen dosya getirtilip incelenerek, hangi eylem nedeniyle ve hangi suç isnadıyla sanık hakkında dava açıldığının, sözü edilen davanın konusunun, incelenen dosyadaki davanın konusu ile aynı olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, her iki dava dosyasının aynı eyleme ilişkin olduğu sonucuna varılması halinde, mükerrer olan davanın, 5271 sayılı CMK"nın 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi; farklı eylemlere ilişkin olduğu sonucuna varılması halinde ise, bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi veya büyükşehir belediye başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin suç tarihinde koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu araştırılarak kapsadığının tespiti halinde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi, kapsamadığının tespiti halinde ise aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
    Kabule göre de;
    1- 5237 sayılı Kanunun 51. maddesi gereğince yalnızca hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesinin mümkün olmasına, adlî para cezalarının ertelenmesinin olanaklı bulunmamasına rağmen; ertelemenin sadece hapis cezasını içerdiğini belirten bir ifade kullanılmaksızın her iki cezayı kapsar bir biçimde sanık hakkında tayin olunan cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
    2- Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği ihtarı yapılırken dayanak kanun maddesi olan TCK"nın 51/7. maddesinin belirtilmemesi,
    3- Hakkında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanığın, TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun kararda gösterilmemesi,
    4-T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi