Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/16923
Karar No: 2014/1117
Karar Tarihi: 29.01.2014

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2013/16923 Esas 2014/1117 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2013/16923 E.  ,  2014/1117 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. AİLE MAHKEMESİ
    TARİHİ : 23/05/2013
    NUMARASI : 2012/640-2013/325

    Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Davada; tarafların 30.06.2012 tarihinde kesinleşen ilam ile boşandıkları, davalı lehine 225,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, ancak boşanma kararından sonra davalının sigortalı olarak çalışmaya başladığı ve yoksulluktan kurtulduğu ileri sürülerek nafakanın kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
    Mahkemece; davalının çalışması nedeniyle elde ettiği gelir ile davacının elde ettiği gelirin birbirine yakın olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
    TMK nun 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
    Davacı; yukarıdaki yasa hükmü gereğince, davalının yoksulluğunun son bulduğu iddiasıyla nafakanın kaldırılmasını istemektedir. Bu durumda, öncelikle yoksulluk kavramı üzerinde durmak gerekir.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 günlü ve 1998/2–656 E. 1998/688 K. sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
    Bu açıklamadan sonra, davaya konu yoksulluk nafakası kavramının açıklanmasında fayda bulunmaktadır.
    Yoksulluk nafakası, ahlaki ve sosyal düşüncelere dayanır. Onun içindir ki bilimsel öğretide; “Evlilik birliğinde eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra da kısmen devamı niteliğindedir” şeklinde açıklamalara yer verilmiş bulunmaktadır (Akıntürk, Turgut; Aile Hukuku, 2.cilt, İst.2002, sh.294).
    Nitekim, 07.10.1998 günlü ve 1998/2–656 E 1998/688 K., 26.12.2001 günlü ve 2001/2–1158 E. 2001/1185 K., 01.05.2002 günlü ve 2002/2–397 E. 2002/339 K. sayılı kararları ile “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunmasının” yoksulluk nafakasının bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul etmeyen Hukuk Genel Kurulu, 28.2.2007 günlü ve 2007/3-84 E. 2007/95 K. sayılı kararı ile bir adım daha ileriye giderek, boşanmadan sonra nafaka alacaklısının asgari ücretle çalışmaya başlamış olmasının da yoksulluğu ortadan kaldıran bir durum olmadığını belirlemiştir.
    Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacının emekli olup 1.112,00 TL maaş aldığı, kendine ait evde yaşadığı, kira vermediği; davalının ise şirkette asgari ücretle çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Nafaka alacaklısı kadının aldığı 900 TL maaşının; yukarıda belirtilen zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılaması beklenemez. Davalının aldığı nafaka ile geçinmesi günümüz ekonomik koşullarında mümkün görünmediğine göre; işe girip çalışması zorunluluk arz etmektedir. Aldığı nafaka miktarı ile sürekli olmayan çalışması sonucu elde ettiği asgari ücret miktarı toplamı ise, onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde değildir. Zira yoksulluk durumu; günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek takdir edilmelidir.Davacının aylık gelir durumuna göre değerlendirme yapıldığında; davalının çalışarak elde ettiği asgari ücret seviyesinde gelir ile aldığı nafaka miktarı toplamının, davalıyı yoksulluktan kurtaracak nitelikte bulunmadığının kabulü gerekir.
    O halde mahkemece, dava tarihindeki şartlara göre; davalının yoksulluğunun son bulmadığı gözetilerek, davacının nafakanın kaldırılmasına yönelik davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi