1. Hukuk Dairesi 2014/2124 E. , 2015/808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : TEKMAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/11/2012
NUMARASI : 2011/68-2012/130
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden paydaş olduğu çayır vasıflı ... ada 9 parsel sayılı taşınmazı davalının haksız olarak otunu biçmek suretiyle kullandığını ileri sürerek ecrimisil istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Davalı, taşınmazın babasına ait olup tüm kardeşlerin hakkı olduğunu, davacının payına düşen otu biçtiğini ve davacıya bedelini verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğiden ve toplanan delillerden; .... ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının davacı adına kayıtlı olup, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK"nin 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay"ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Öte yandan, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK"nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, eğer arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Somut olaya gelince, mahkemece Tekman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/8 D.İş dosyasında yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları göz önüne alınarak ek rapor alınmak suretiyle hüküm kurulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2007, 2008, 2009 ve 2010 yılları için yıllık gelirin her yıl için aynı olmak üzere 8.720,00 TL olduğu belirtilmiştir. Bu haliyle rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Zira rapor, bilimsel verilere dayanmadığı gibi denetime de elverişli değildir.
Hâl böyle olunca, Ziraat Odasından veya İlçe Tarım Müdürlüğün"den ecrimisil istenilen dönemlere ilişkin (yıllara göre) ot bedelinin ne kadar olduğu ve bu husustaki diğer verilerin giderlerin vs. sorulmasından sonra; mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişiden somut ve özel nedenleri gösterir şekilde ayrıntılı rapor alınarak, endeks uygulanmak suretiyle belirlenecek ecrimisile karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.