21. Hukuk Dairesi 2015/22405 E. , 2016/14937 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 15.01.2003 – 21.09.2006 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; dinlenilen tanıkların bordro tanığı olmadığı ve işyerinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakta davacının adının bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalının yargılama sırasında 19.12.2011 tarihinde vefat ettiği, davalı murislerinin 19.03.2012 tarihinde mirasın kayıtsız ve şartsız reddi için dava açtıkları ve davanın kabul edildiği, davalı mirasçıları tarafından mirası kayıtsız ve şartsız reddettiklerine dair mahkeme kararı sunularak davayı kabul etmediklerinin bildirildiği, terekeye mahkeme kararı ile tasfiye memuru atandığı ve yargılamaya tasfiye memuru ile devam edildiği, davalı murise ait işyerinde usta makineci olarak çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işyerinden 21.09.2006 – 22.01.2007 ve 01.03.2007 – 15.05.2010 tarihleri arasında davalı Kurum"a çalışma bildirildiği, dönem bordrolarının dosya arasına alındığı, ancak mahkemece re"sen bordro tanığı dinlenilmediği, zabıta tarafından komşu işyeri tanıklarının tespit edilemediğinin bildirildiği, davalıya ait işyerinde yapılan denetim sonucu davalı Kurum denetmeni tarafından tutulan 15.01.2004 tarihli tutanak içeriğinde davacının çalıştığına dair ibare bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların Kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. maddesi ile halen 5510 sayılı Yasa"nın 86. maddesi olan bu tür davalarda; öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenilen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları ya da komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 03.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ise; açıklanan şekilde bir inceleme yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; dosyada mevcut dönem bordrolarında isimleri bulunan kayıtlı çalışanlar arasından re"sen seçilecek kişileri dinlemek, ayrıca 15.01.2004 tarihli tutanakta isimleri geçen çalışanları dinlemek, tanık beyanları arasında çelişki bulunur ise çelişkili hususları açığa kavuşturmak ve böylece toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
12.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.