1. Hukuk Dairesi 2014/14980 E. , 2015/908 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : AKHİSAR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2013/106-2013/638
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı, 29/01/2009 tarihinde satın alma yoluyla iktisap ettiği ... ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın Tapu Sicil Müdürlüğü binası olarak kullanıldığını, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği ile 26/06/2009 tarihinde açılan davanın yargılaması sonucunda Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/01/2010 tarihli, 2009/309 Esas, 2010/8 sayılı kararı ile elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verildiğini, derecattan geçmek suretiyle kesinleşen anılan davanın açıldığı 26/06/2009 tarihi ile karar tarihi olan 28/01/2010 arası için toplam 35.831,90 TL ecrimisilin, tahliye tarihi olan 19/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında keşfen belirlenen değer üzerinden ecrimisil isteminin ıslah edildiği bildirilmiştir.
Davalı İdare, daha önce açılan gerek Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/309 Esas, 2010/8 Karar ve 2010/383 Esas, 2011/50 Karar sayılı dava dosyaları ile tüm alacağa hükmedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; çekişmeli taşınmaz hakkında "kesinleşen mahkeme ilamları bulunduğu" gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince; “....ilgili dönem için mahallinde keşif yapılmak suretiyle alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması " gereğine değinilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ıslah edilen değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu kat irtifakı kurulu, .... ada, 10 parsel sayılı taşınmazda yer alan 1 nolu bağımsız bölümde, davacının kayıt maliki olduğu, davalı kurumun kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı, davacının bağımsız bölümü dava dışı H..B.. AŞ"den satın alma yoluyla 29/01/2009 tarihinde iktisap ettiği, davalıya taşınmazın tahliyesi için 14/02/2009 tarihinde noter kanalıyla ihtarname keşide edildiği, devamında Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/309 Esas (bozma üzerine 2011/31 Esas) sayılı ecrimisil istemli ilk davada 14/02/2009 (ihtar tarihi) ile 26/06/2009 (dava tarihi) arası için ecrimisile hükmedildiği, ilgili kararın derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği, daha sonra Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2010/383 Esas sayılı ikinci davada da; ilk davanın karar tarihi olan 28/01/2010 ile taşınmazın tahliye edildiği 19/03/2010 tarihleri arası için ecrimisile hükmedildiği, anılan kararın da temyiz edilmeden kesinleştiği, davacının bu defa 08/04/2011 günlü dava dilekçesiyle; ilk davanın dava tarihi olan 26/06/2009 tarihinden 28/01/2010 tarihine kadar geçen dönem için ecrimisil isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK"nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK"nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklaması gerekir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira paraları araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek emsal değerlendirmesi yapılmalı, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilmelidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ve olgular çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; taraflararasında görülen Akhisar Asliye 2.Hukuk Mahkemesinin 2009/309 Esas, 2010/8 Karar (bozma sonrası 2011/31 Esas, 2011/60 Karar ) sayılı, ve 2010/383 Esas ve 2011/50 Karar sayılı, kesinleşmiş mahkeme kararlarının eldeki dava bakımından bağlayıcı olduğunun gözetilmediği, ecrimisil talep edilen dönemden önceki dönem için kesinleşmiş mahkeme ilamı ile belirlenen ecrimisil bedeli üzerinden Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE) tamamı yansıtılmak suretiyle belirlenecek ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken, hükme ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu görülmektedir.
Hâl böyle olunca; yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda araştırma yapılması, taraflar arasında görülen önceki döneme ait kesinleşmiş mahkeme ilamındaki aynı yıla ait günlük ecrimisil değerlerinin gözetilerek ilk dönemin ecrimisilinin belirlenmesi, sonraki döneme ÜFE oranlarının uygulanması, eğer kesinleşen döneme ÜFE uygulanmadan ecrimisil hesabı yapılacak ise bunun nedenleri bilirkişi raporunda somut verilerle açıkça belirlenmek suretiyle hazırlanacak hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davalının sorumlu olacağı ecrimisilin belirlenmesiiçin karar bozulmalıdır.
Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.