14. Hukuk Dairesi 2015/16681 E. , 2017/7037 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 05.07.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.08.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili asıl davada, dava konusu 603 ada 28 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki, birleşen 2013/502 Esas sayılı davada, dava konusu 602 ada 31 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2013/565 Esas sayılı muhdesatın aidiyeti davasının sonucunun beklenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Ortaklığın satış yoluyla giderilmesi halinde, dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa, bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Öte yandan, paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK"nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olayda; davalı ...’nun dava konusu 31 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki elli altı adet ağacın, bir adet su kuyusunun, avlu duvarının, iki adet avlu demir kapısının hak sahibi olduğunu iddia etmiş olduğu ve ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/565 Esas sayılı dosyası ile muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açtığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, açılan davanın sonucu beklenmesi, iddianın kanıtlanması halinde bilirkişiden rapor alınarak taşınmazın bulunan toplam değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi satış sonucunda muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa geri kalan bedelin ise payları oranında paydaşlara dağıtılması gerekmektedir.
Bunlarla birlikte, davalı vekili temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan eve yönelik de muhdesat iddiasında bulunduğundan yukarıda açıklanan ilkeler ışığı altında davalının dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan eve yönelik muhdesat iddiası araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kararının niteliğine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.