17. Hukuk Dairesi 2017/4768 E. , 2019/11306 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüna dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalılardan ..."in kullanmış olduğu araç ile müvekkilinin bulunduğu ve..."ın kullandığı motosikletin kaza yaptığını, bu kaza neticesinde motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, olayla ilgili olarak davalılardan ... ... Sigorta A.Ş tarafından kendilerine 19.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın daha fazla olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL"nin kaza tarihi olan 30/12/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve ..."ten müteselsil sorumluluk esasına göre alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyizi üzerine Daire"nin 25.11.2015 gün ve 2014/5318 esas, 2015/12695 karar sayılı ilamında özetle "Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 17.08.2012 tarihli raporunda davacının %15,2 malül olduğu, kişide mevcut kemik iltihabı (osteomyelit) arızasının tedavi ile düzelebileceğinden kişinin tedavisi bitiminde tekrar muayene edilmek üzere kurula gönderilmesi gerektiği belirtilmiş, davacı tarafça alınan ve dava dilekçesinde belirtilen 22.07.2010 tarihli, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda ise davacının %59 malül olduğu belirtilmiştir. Bu halde Mahkemece davacının muayene edilerek, dava tarihinde yürülükte bulunan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğine” uygun şekilde maluliyet oranının kesin ve net bir şekilde tespiti için yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilip kurumdan rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken davacının maluliyeti net olarak belirlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçeleri ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu"ndan alınan raporda davacının %14,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 44 aya kadar uzayabileceği sonucuna varıldığı, davacı vekilinin maddi tazminat taleplerinin ise sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu ancak davacının alınan rapora göre sürekli iş göremezlik durumunun mevcut olmadığı zira davacının kaza nedeniyle vücut fonksiyonlarındaki zararının kalıcı değil tedavi ile giderilebilecek boyutta olduğu anlaşıldığından davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden ise talebin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve ..."ten müteselsil sorumluluk esasına göre alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ..."nin davaya konu kaza nedeniyle uğradığı maluliyet oranını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 17.08.2012 tarihli raporunda %15,2, 22.07.2010 tarihli, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda ise %59 malül olarak belirtilmiş, mahkeme maddi tazminat talebinin reddine dair hükmünün temyizi üzerine, hüküm davacı lehine bozulmuş; bozma gereği alınan, ... 3. İhtisas Dairesi"nin 13.01.2017 tarihli raporunda, davacının maluliyet oranı %14,3 olarak tespit edilmiş; mahkemece, davacının sürekli iş göremezlik durumunun olmadığı gerekçesi ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Daire"nin bozma ilamında, dosyada davacının maluliyetine ilişkin iki ayrı rapor bulunduğu, ... 3. İhtisas Kurulu"ndan alınacak rapor ile söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, Daire"nin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yeniden alınan raporda davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %14,3 (ondörtvirgülüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 44 (kırkdört) aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir. Buna göre davacının maddi tazminat talebinin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, uzman bilirkişiden maddi tazminatın hesaplanması konusunda rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı vekili, dava konusu kaza sonucu davacı ..."nin yaralanmasından duyulan üzüntü nedeniyle, 25.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verilerek hükümde belirtilen miktarda manevi tazminata karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK"nun 56. maddesi (818 sayılı BK. 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
O halde mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu davacı ..."nin yaralanması nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih ve paranın alım gücü, zararın boyutu göz önünde bulundurularak davacı için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan bir miktar düşük manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerele davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.