17. Hukuk Dairesi 2017/2369 E. , 2019/11307 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının maliki olduğu aracın ..."ün sevk ve idaresinde iken 23/12/2006 tarihinde yaya ..."a %100 kusurlu olarak çarpması sonucu yaralandığını, dava dışı ..."a poliçe kapsamında maddi tazminat olarak ödeme yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kaza tarihinde ehliyeti olmadığını belirterek ödeme miktarı olan 24.655,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davanın kısmen kabulü ile davanın kabulü ile, 24.655,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine Daire"nin 01/10/2012 tarih, 2012/2034 esas- 2012/10298 karar sayılı ilamında özetle "Davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, daimi maluliyete ilişkin alınacak raporun Adli Tıp Kurumu tarafından Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ne uygun olarak düzenlenmesi gerektiği, ancak dosyada mevcut ve hükme esas alınan raporan hangi tüzük esas alınarak düzenlenidği belli olmadığından mahkemece, Adli Tıp Kurumundan davacının maluliyet durumuna ilişkin tüzüğe uygun yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz sağlık kurulu raporuna itibar edilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmasının doğru olmadığı ve kabule göre de ; davacı vekili dava dilekçesinde dava dışı sürücünün olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek bu kusur oranına göre kazada yaralanan dava dışı ...’a poliçe teminat kapsamında ödenen 24.655,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, olaydaki kusur durumunun tespiti hususunda hükme esas alınan 26.01.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalı sigortalıya ait aracın sürücüsü dava dışı ...’ün olayda %75 oranında kusurlu olduğu, olayda yaralanan ...’un ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, yine aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 07.09.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre dava dışı sürücünün %75 kusur oranına isabet eden tazminat miktarının 32.530,64 TL olduğunun hesaplanması karşısında, mahkemece davacı tarafın %100 kusura göre 24.655,00 TL talep ettiği göz önünde bulundurularak talep edilen 24.655,00 TL’nin davalı tarafın %75 kusur oranına isabet eden 18.491,25 TL tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde talep aşımına sebebiyet verecek şekilde fazla miktara karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçeleri ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile, 5.310,44 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maluliyet oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava davacı sigortacının 3. kişiye ödediği tazminatın dava dışı sürücünün ehliyetinin olmaması sebebine dayanarak davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, dava dışı ...’un trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle daimi maluliyete uğradığı ve kendisine tazminat ödendiği ileri sürülmüş, mahkemece 07.06.2006 tarihli aktüer raporuna itibar edilerek 5.310,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Hesap raporunda kusura göre belirlenen geçici iş göremezlik zararı 4.614,15 TL"dir. Hesap bilirkişisi 4.614,15 TL"yi kaza tarihinden, davacı tarafından davadan önce yapılan ödeme tarihi olan 26.08.2008 tarihine kadar geçen süre için güncelleyerek, hesaplanan 5.310,44 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Davacı ... şirketinin sigortalısına rücu edebileceği miktar gerçek zararla sınırlıdır. Buna göre dava dışı 3. şahsın maluliyeti nedeni ile hesaplanacak tazminattan kusur oranında indirim yapıldıktan sonra bulunacak rakama hükmedilmesi gerekirken, mağdurun elde ettiği yarar düşünülerek, hesaplanan tazminatın güncellenmesi suretiyle bulunan rakama hükmedilip, bu miktara tekrar faiz yürütülmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 46,60 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.