12. Ceza Dairesi 2019/6798 E. , 2019/9984 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Sanıklar hakkında 89/1, 89/2-a-b-d-e, 62/1, 52/1-2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
(I)Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete"de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK"nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL"ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkûmiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, bu kapsamda, mahkeme tarafından 07.07.2015 tarihinde verilen 2.240 TL adli para cezasından ibaret mahkûmiyet hükmüne karşı, suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından, temyiz itirazının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
(II)Sanıklar Osman ve Fethi hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz talebinin incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yunus Tekstil Ürünleri San. Tic. ve Ltd. Şirketine ait iplik boyama fabrikasında olay günü gece vardiyasında boya kazanında işçi olarak çalışan 17 yaşındaki katılanın boya kazanının basıncı düşmeden kazanın kapağını açmaya çalıştığı sırada ortaya çıkan basıncın yarattığı patlama ile ağır şekilde yaralandığı olayda, sanıkların yalnızca şirketin ortağı oldukları, söz konusu kazanın meydana geldiği fabrikada fiilen çalışmadıkları ve diğer sanık ..."in şirket müdürü olarak görevlendirilmesi sebebiyle de yetkileri bulunmadıklarının anlaşılması karşısında; meydana gelen kazada kendilerine atfı kabil kusur bulunmayan sanıkların beraati yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
(III) Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin kusur durumuna yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28.06.2006 da yürürlükten kaldırılan ancak suç tarihinde yürürlükte bulunan Ağır ve Tehlikeli İşler Tüzüğü"nün 2. maddesinde ağır ve tehlikeli işlerin tüzüğe bağlı cetvelde gösterildiği, söz konusu cetvelde karşısında (K) harfi bulunmayan işlerde kadınların ve (Ç) harfi bulunmayan işlerde de 16 yaşını bitirmiş ancak 18 yaşını bitirmemiş çocukların çalıştırılamayacağı hüküm altına alınmış olup, suça konu işyerinin faaliyet alanının tüzüğün ekinde yer alan cetveldeki karşılığı olan 67. maddede belirtilen "her türlü ilkel ve mamül maddelerin boyanması" işinin karşısında (Ç) harfi bulunmadığı; ayrıca 4857 sayılı iş Kanununun 73. maddesinde sanayie ait işlerde onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılmasının da mümkün olmadığının düzenlendiği; dolayısıyla 18 yaşını bitirmemiş katılanın bu tip işlerde ve üstelik gece de çalıştırılmasının yasak olduğunun anlaşılması karşısında; basınç ve yüksek sıcaklık yöntemiyle çalışan iplik boyama kazanında çalışan işçisine mesleki yeterlilik ve temel iş sağlığı ile iş güvenliği eğitimi verilmesi gerekirken, gerekli eğitimi vermeden işçiyi çalışma alanında kendi insiyatifine bırakıp denetlemeyen sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun ve sanık hakkında TCK"nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak, CMUK"un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle, BOZULMASINA, 08/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.