Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2012/7-334
Karar No: 2012/650

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012/7-334 Esas 2012/650 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2012/7-334 E.  ,  2012/650 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 22/11/2011
    NUMARASI : 2011/312-2011/263

    Taraflar arasındaki “muhtesatın aidiyetinin tespiti ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi"nce davanın kabulüne dair verilen 02.12.2010 gün ve 2008/287 E. – 2010/283 K. sayılı kararın incelenmesi davalı ...Gıda Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi"nin 21.06.2011 gün ve 2011/2141 E. - 4228 K. sayılı ilamı ile;
    (…Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
    Toplanan delillerden davacı tarafın paydaşı olduğu 2354 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında diğer paydaşın borcundan dolayı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, davacının taşınmaz üzerinde bulunan  muhdesatın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti istemiyle görülen davayı açtığı anlaşılmaktadır.
    Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti  bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest  ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
    Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur.
    Somut  olaya gelince; dava  konusu  taşınmaz hakkında  yapılan  bir kamulaştırma  işlemi veya açılmış  bir  ortaklığın  giderilmesi  davası  bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK"un 567 ve Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur.
    Hal böyle olunca; mahkemece hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın  reddine  karar  verilmesi  gerekirken, işin  esası  incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir ...)
    gerekçesiyle hüküm bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    TEMYİZ EDEN: Davalı ..Gıda Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili

    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulu"nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava, tapulu taşınmaz üzerindeki muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
    Davacı vekili, müvekkilinin 2354 ada 4 parsel numaralı taşınmazda 350/980 hissesinin bulunduğunu, kendi hissesine 3 katlı betonarme karkas bina yaptığını, davalı H. Ş."in ipotek borçları nedeniyle diğer davalı... Gıda A.Ş. tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, takip dosyasında davalı H.Ş."in hissesinin satılmasına karar verildiğini, icra dosyasında alınan bilirkişi raporunda taşınmaz üzerindeki binanın mülkiyetinin müvekkiline ait olmasına rağmen arsa ve binanın tamamına 392.000,00 TL kıymet takdir edildiğini, davalı H. Şahin"in taşınmaz üzerindeki binada hiç bir hakkının bulunmadığını belirterek, dava konusu binanın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ... Gıda Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının davayı sırf satışı geri bırakmak amacıyla ve borçlu hissedar ile işbirliği içinde danışıklı olarak açtığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
    Yerel Mahkemece, dava konusu binanın ipotekli takip dosyasında üzerindeki bina ile satılmasına karar verilmesi halinde davacı zarara uğrayacağından tespit istemekte hukuki yararı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Davalı .... Gıda Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin kararı temyizi üzerine, Özel Daire’ce yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuş; yerel mahkemece,  muhtesatın aidiyetinin tespiti davasında hukuki yararın ortaklığın giderilmesi davası ve kamulaştırma işlemi ile sınırlı olmadığı, takip dosyasında taşınmazın muhtesatla birlikte satılması halinde davacının zarar göreceği bu nedenle dava açmakta hukuki yararı olduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
    Direnme hükmünü davalı  .... Gıda Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili, temyiz etmiştir.
    Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu"nun önüne gelen uyuşmazlık; davacının, muhtesatın aidiyetinin tespiti davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır.
    Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “tespit davasının” irdelenmesinde yarar vardır:
    Bir hukuki ilişkinin varlığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunuyorsa, bu uyuşmazlık tespit davası yoluyla giderilebilir. Davacının, bir hukuki ilişkinin varlığı, yokluğu veya içeriğinin belirlenmesi hakkında tespit hükmü elde etmek için açtığı davaya tespit davası denir. Tespit davası ile davalı bir şeyi yapmaya veya bir şeyden kaçınmaya mahkum edilmez, sadece taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu ya da tereddütlü olan içeriği tespit edilir.
    Tespit davası, Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nda açıkça düzenlenmiş değildi. Fakat, bazı tespit davalarını düzenleyen özel kanun hükümleri vardı (MK.m.25; İİK.m.69, II, m.72, m.89, III;HUMK.m.519; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri K. m.15, III.m.67, II; TK m.58/a; 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt K.m.46).
    Türk Öğretisinde ve Yargıtay uygulamalarında istikrarlı şekilde caiz olduğu belirtilen tespit davaları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)" nun 106. maddesinde: “(1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.
    (2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.
    (3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” şeklinde düzenlenmiştir.
    Bu madde hükmüne göre, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının yada yokluğunun yahut da bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesini hedefleyen davalara tespit davası denir.
    Tespit davası açan davacı, eda davası ile inşai davalardan farklı olarak dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunduğu hususunu açıkça ortaya koymak, hukuki yararını ispatlamak zorundadır.
    Maddi vakıalar tek başına tespit davasına konu yapılamaz; ancak bir hakkın yahut bir hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun belirlenmesi amacıyla tespite konu yapılabilir.
    Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: davalı paydaş H. Ş."nin borcu nedeniyle diğer davalı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, takip dosyasında taşınmazın satışına karar verildiği, dosyada alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin üzerindeki muhtesat ile birlikte belirlendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
    Davalı H. Ş. aleyhine başlatılan takip dosyasında, dava konusu muhtesatın bulunduğu taşınmazın satılması halinde, taşınmazı satın alacak üçüncü kişiler dava konusu muhtesat üzerinde de hisse sahibi olacağından davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
    Kaldı ki, dava konusu taşınmaz 02.11.1989 tarihinde 3194 sayılı Kanun"un 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması sonucu ifraz edilerek imar parseli haline getirilmiş ve davacının iradesi dışında dava konusu muhtesatın bulunduğu taşınmazda diğer paydaşlarla malik olmuşlardır. Bu durumda yapı sahibinin kusurlu sayılması söz konusu olamayacağından haklarının diğer maliklere karşı korunması gerekir.
    Açıklanan nedenlerle, davacının tespit istemekte hukuki yararının bulunmadığına işaret eden Özel Daire bozmasına karşı, yerel mahkemenin, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğuna ilişkin direnmesi yerindedir.
    Ne var ki, Özel Dairece bozma nedenine göre davalı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarını incelemediğinden bu yönde inceleme yapılmak üzere, dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir. 
    S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle DİRENME UYGUN OLUP; bozma nedenine göre daha önce incelenmeyen davalı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için DOSYANIN 7. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı HMUK. 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.10.2012 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğuyla karar verildi.

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi