Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sincan 1.Asliye Hukuk Mahkeme’since davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.09.2009 gün ve 2007/171 E.-2009/496 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi’nin 01.06.2010 gün ve 201/1523 E- 2010/3316 K.sayılı ilamı ile;
(...Dava, haksiz fiilden kaynaklanan tazminat alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; oluşturulan hüküm davanın niteliğine, yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Tutanak tarihinde yürürlükte bulunan ASKI Tarifeler Yönetmeliğinin 59. maddesi hükmünde, kaçak su kullanılması halinde su bedelinin 6 kat cezalı olarak alınacağı belirtilmiştir. Ancak tarifede atik su bedeli için ceza uygulanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Somut olaya gelindiğinde, davacı taraf davalının abone olmaksızın kaçak su kullandığını öne sürmüştür. Mahkemece zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporda, davalı tarafın kullandığı kacak su bedelini tutanak tarihinde yürürlükte bulunan tarifeler yönetmeliğine göre 6 kat cezalı bedel üzerinden ödemesi gerektiği açıklanmıştır. Mahkemece davalının sayaca müdahale etmeden su kullanması nedeniyle bu eyleminin kaçak su kullanmak olarak nitelendirilemeyeceği, normal tarife üzerinden su bedeli ödenmesi gerektiği, bu nedenle 6 kat ceza uygulanmasının yerinde olmadığı kabul edilerek, anılan yönetmeliğe aykırı olarak re"sen normal tarife üzerinden hesaplanan bedele hükmedilmiştir. Davalının abone olmaksızın idareye kayıtsız sayaçla su kullandığı sabit olmasına göre, bu eylemin yönetmeliğe göre kaçak su kullanımı olarak değerlendirilmesi ve yönetmelik hükümleri dikkate alınarak cezalı bedel üzerinden kaçak su bedeline hükmedilmesi gerektiği kuskusuzdur. Yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, kaçak su bedelinin tarife hükmü gereğince cezalı olarak, atik su içinse ceza uygulanmaksızın hesaplama yaptırılması yönünde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yersiz gerekçelerle hüküm kurulması isabetsizdir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kaçak su tüketim bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı eyleminin kaçak su kullanımı olmadığından su bedelinin cezalı olarak tahsilinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.
Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davacı vekili getirmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava dışı şirket adına su abonelik sözleşmesi bulunan işyerinde ASKİ’ye kayıtlı su sayacının borcundan dolayı sökülmesi sonrasında kayıtlı olmayan başka bir su sayacının davalı tarafından takılması eyleminin abonesiz kaçak su kullanımı olarak vasıflandırılması ve bu bağlamda kaçak su bedelinin tarife hükmü uyarınca cezalı olarak tahsilinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Davaya konu su tüketiminin belgelendiği tutanak tarihinde yürürlükte bulun ASKİ Tarifeler Yönetmeliği’nin 59.maddesinin a fıkrası uyarınca; abone olmaksızın su dağıtım şebeke hattından veya şube yolundan İdareye ait kuyu veya kaynaktan delerek, boru döşeyerek, motor bağlayarak vs. surette su temin etmek, abone olup da sayaçsız veya sayacı işletmeyecek herhangi bir tertibatla su kullanmak, işlenmesi yasak olan fiiller olarak açıklanmış ve tüketim bedelinin altı kat cezalı olarak alınacağı belirlenmiştir.
Somut olayda; dava dışı şirket adına kayıtlı bulunan sayaç söküldükten sonra takılan ve kurumda kaydı bulunmayan yeni su sayacının hangi tarihte takıldığı belirsiz olup, yerel mahkemenin kabulünün aksine sökülme tarihi ile tutanak tarihi arasında davalı tarafından yapılan tüm su sarfiyatının bu sayaç ile tespit edildiğinin ileri sürülemeyeceği açıktır.
Bu itibarla, borcundan dolayı ASKİ tarafından sökülen su sayacı yerine sonradan belirsiz bir tarihte takılan sayaçla su kullanılmasının kaçak su tüketimi olarak kabul ederek anılan tarife hükmü uyarınca bedelinin altı kat cezalı olarak tahsili gereklidir.
O halde, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
S O N U Ç : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, aynı Kanun"un 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 05.10.2012 gününde yapılan ikinci görüşmede oybirliği ile karar verildi.