Şikayet kanunyoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; Küçükçekmece 1.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin kabulüne dair verilen 03.06.2010 gün ve 2009/1425 E.-2010/605 K. sayılı kararın incelenmesi davalı alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 30.05.2011 gün ve 2011/12671-2011/11094 sayılı ilamı ile;
("...Borçlunun aleyhinde başlatılan iflas yolu ile adi takipte, örnek 11 numaralı ödeme emri tebliği işleminin usulsüz olduğunu ve öğrenme tarihinin tespitiyle, takip dosyasına yapılan itirazın süresinde olduğunun kabulüne karar verilmesi talebiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
İİK.nun 155.maddesine göre iflas yolu ile takiplerde her türlü itiraz ve şikayetin icra dairesine yapılması gerekir. Borçlunun iflas ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine yönelik şikayetini de icra dairesine yapması zorunludur. Anılan şikayetin itirazın iptali ve iflas davası açılması üzerine ticaret mahkemesince inceleneceği tabidir.
O halde mahkemece şikayetin yukarıda açıklanan gerekçeyle reddi yerine, yazılı şekilde işin esasının incelenerek kabulüne karar verilmesi isabetsizdir...")
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı-alacaklı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu"nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
İstek, borçlunun aleyhinde başlatılan iflas yolu ile adi takipte, örnek (11) numaralı ödeme emri tebliği işleminin usulsüz olduğu iddiası ile öğrenme tarihinin tespitiyle, takip dosyasına yapılan itirazın süresinde olduğunun kabulüne karar verilmesine ilişkindir.
Yerel Mahkemece; şikayetin kabulüne dair verilen karar karşı taraf-alacaklı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece, yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmuş; mahkemece, önceki hükümde direnilmiştir. Hükmü temyize, karşı taraf-alacaklı vekili getirmiştir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu"nun önüne gelen uyuşmazlık; borçlunun aleyhinde başlatılan iflas yolu ile adi takipte, örnek (11) numaralı ödeme emri tebliği işleminin usulsüz olduğuna yönelik şikayet başvurusunu icra dairesine mi yoksa icra mahkemesine mi yapması gerektiği, noktasında toplanmaktadır.
Bu noktada, somut uyuşmazlığın değerlendirilmesinden önce konuya ilişkin yasal düzenleme üzerinde durulmasında yarar vardır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)"nun Altıncı Bab İkinci Kısımda “İflas Yolu İle Adi Takip” üst başlığı altında “Ödeme emri ve münderecatı” başlığını taşıyan 155.maddesi;
“Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde istida ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur.”
Hükmünü içermekte olup;
Aynı Kanunun Altıncı Bab Üçüncü Kısımda “Kambiyo senetleri çek, poliçe ve emre muharrer senet hakkındaki hususi takip usulleri” üst başlığı altında “İflas yolu ile takip”te “İtiraz veya şikayet” başlığını taşıyan 172.maddesinde ise;
“Ödeme emrine itiraz veya şikayet etmek istiyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde her türlü itiraz veya şikayetini sebepleri ile birlikte diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmeye mecburdur. Bu dilekçenin bir nüshası derhal alacaklıya tebliğ olunur.” denilmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki, iflas yoluyla adi takiplerde ödeme emri ve kapsamı İİK’nun 155.maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi, iflas ödeme emrinde, borcun yedi (7) gün içinde ödenmesi, ödenmemesi halinde alacaklının mahkemede iflas talebinde bulunabileceği, borçlunun iflasa tabi şahıslardan olmadığına ve borcu bulunmadığına ilişkin bir itirazı varsa yedi (7) gün içinde icra dairesine bildirmesi gerektiği ve konkordato teklif edebileceği yer almalıdır.
Öte yandan, İİK’nun 172.maddesi uyarınca kambiyo senetleriyle iflas yolu ile yapılan takipte borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş (5) gün içinde her türlü itiraz veya şikayetini sebepleriyle birlikte icra dairesine bildirmesi gerektiği hususu düzenlenmiştir.
Az yukarıda yapılan açıklamalar göstermektedir ki, adi iflas yoluyla takipte, icra dairesi, iflas ödeme emrinin düzenlenmesinde ve bunun borçluya tebliğe gönderilmesinde kanuna aykırı bir işlemde bulunmuşsa, bu halde, borçlunun başvuracağı yol (itiraz değil) ödeme emrine karşı (icra mahkemesinde) şikayet yoludur (İİK. m.16). Zira, İİK"nun 155. maddesinde sadece, itirazın icra dairesine yapılacağı belirtilmiş, aynı kanunun kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takibi düzenleyen 172. maddesindekinin aksine, şikayet için de icra dairesine gidileceği yönünde bir hükme yer verilmemiştir.
Şu durumda, iflas yoluyla adi takipte, icra dairesi, iflas ödeme emrinin düzenlenmesinde ve bunun borçluya tebliğe gönderilmesinde kanuna aykırı bir işlemde bulunmuşsa, bu halde, borçlunun genel hükümler uyarınca (İİK. m.16) başvuracağı yol ödeme emrine karşı şikayet olup; anılan şikayet başvurusunun da, icra mahkemesine yapılması gerekir.
Öğretide de, iflas yoluyla adi takipte, şikayet merciinin icra mahkemesi olduğu benimsenmiştir (Kuru, Baki:İcra ve İflas Hukuku (Elkitabı), İstanbul 2004, s.951; Uyar, Talih:İcra Hukukunda Şikayet, 2.Baskı, s.620; Pekcanıtez, Hakan: İcra- İflas Hukukunda Şikayet, Ankara 1986, s.118; Kuru, Baki:İcra ve İflas Hukuku, 3.Baskı, Cilt:III, Ankara 1993, s.2666; Muşul, Timuçin:İcra ve İflas Hukuku, 1.Baskı, İstanbul 2005, s.978)
Yukarıda yapılan hukuki açıklama ve saptamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosya kapsamına göre, karşı taraf-alacaklı H. C.K.vekili tarafından 08.09.2009 tarihinde şikayetçi/borçlu ... Uluslararası Tekstil San. ve Tic. A.Ş. hakkında başlatılan ve Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğü"nün 2009/8588 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen iflas yoluyla adi takipte toplam 244.838 USD karşılığı olmak üzere 371.248,61 TL alacağın tahsili istenilmiş; borçlu vekili ödeme emrine itirazında (21.12.2009) yapılan takibi 18.12.2009 tarihinde öğrendiklerini, daha önce yapılan tebligatın usulsüz olduğunu belirterek, ödeme emrine, asıl borç ve fer"ilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını istemiştir.
Takibin memurlukça kesinleştirilmesi üzerine, borçlu şirket aleyhinde başlatılan iflas yolu ile adi takipte, örnek (11) numaralı ödeme emri tebliği işleminin usulsüz olduğunu ve öğrenme tarihinin tespitiyle, takip dosyasına yapılan itirazın süresinde olduğunun kabulüne karar verilmesi istemiyle eldeki şikayet başvurusunun icra mahkemesine yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda vurgulandığı üzere, iflas yoluyla adi takipte, icra dairesi, iflas ödeme emrinin düzenlenmesinde ve bunun borçluya tebliğe gönderilmesinde kanuna aykırı bir işlemde bulunmuşsa, bu halde, borçlunun genel hükümler uyarınca (İİK. m.16) ödeme emrine karşı şikayet başvurusu icra mahkemesine yapılacağından, şikayetçi borçlu şirketin somut uyuşmazlıkta şikayet başvurusunu icra mahkemesine yapması usul ve yasaya uygundur.
Hal böyle olunca; iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine yönelik şikayet başvurusunun icra dairesine yapılması gerektiğine işaret eden Özel Daire bozması karşısında yerel mahkemece, İİK"nun 155.maddesinde sadece, itirazın icra dairesine yapılacağının belirtildiği, aynı kanunun kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takibi düzenleyen 172.maddesindekinin aksine, şikayet için de icra dairesine gidileceği yönünde bir hükme yer verilmediği, bu durumda borçlunun seçilen takip şekline göre şikayetini icra mahkemesine sunmasının yasaya uygun olduğu gerekçe gösterilerek önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya uygundur.
Ne var ki, bozma nedenine göre işin esası Özel Daire"ce incelenmediğinden, karşı taraf-alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daire’ye gönderilmelidir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle, DİRENME UYGUN bulunduğundan, karşı davalı-alacaklı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 12.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun’un 29.maddesi ile eklenen “Geçici 7.madde” atfıyla uygulanmakta olan aynı Kanun’un 366/III.maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.10.2012 gününde yapılan ikinci görüşmede oybirliği ile karar verildi.