Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2012/11-154
Karar No: 2012/659
Karar Tarihi: 05.10.2012

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012/11-154 Esas 2012/659 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2012/11-154 E.  ,  2012/659 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 13/07/2011
    NUMARASI : 2011/131-2011/276

    Taraflar arasındaki “TPE YİDK kararının iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 28.11.2008 gün ve 2007/259 E. 2008/140 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 01.02.2011 gün ve 2009/7947 E. 2011/1036 K. sayılı ilamı ile;
    (...Davacı vekili, Bakanlar Kurulu"nun 14.11.1995 tarihinde Boğazlıyan İlçesi"nde Boğazlıyan Şeker Fabrikası A.Ş. tarafından bir şeker fabrikası kurulup, işletilmesine izin verildiğini, anılan anonim şirketin 1995 yılında kurulduğunu, bu şirkete ait hisselerin müvekkilince 2003 yılında satın alındığını, 2004 yılında da müvekkili şirket ile bu şirketin birleştiğini, 08.12.2006 tarihinde söz konusu fabrikanın Boğazlıyan Şeker Mamulleri ve Entegre Tesisi adı ile üretime başladığını, “Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. Boğazlıyan Şeker ve Mamülleri Entegre Tesisi+şekil” ibaresinin marka olarak tescili için müracaat ettiklerini, bu ibarenin müvekkili şirketin ticari ünvanı niteliğinde olduğunu, davalı TPE"nin diğer davalı adına tescilli “Boğazlıyan” markasını gerekçe göstererek müracaatlarını reddettiğini, davalı gerçek kişi ile aralarında bu markadan kaynaklanan davaların devam ettiğini, bu markanın kötü niyetle tescil ettirildiğini ileri sürerek davalı TPE"nin 2007-M-3911 sayılı YİDK kararının iptaline, anılan markanın müvekkili şirket adına tesciline, diğer davalı adına tescil edilmiş bulunan ”Boğazlıyan” ibareli markanın hükümsüzlüğü için açtıkları davanın bekletici mesele yapılmasına, aksi takdirde davalı adına tescil edilmiş markanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı TPE vekili, alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    Davalı M. B. vekili, açılan davanın mükerrer olduğunu, davacının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. Boğazlıyan Şeker ve Mamülleri Entegre Tesisi+şekil” ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı başvurunun, “Boğazlıyan” markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu için 556 sayılı KHK"nin 7/1-b maddesi uyarınca reddedildiği, davacı başvurusu ile redde dayanak markanın aynı emtia sınıfını kapsadığı, davacı başvurusunun aralarında Boğazlıyan sözcüğü de bulunan birden fazla sözcük ve unsurdan oluştuğu, markanın birden fazla unsurdan oluşması halinde, markadaki unsurların bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiği, davacının başvurusundaki baskın unsurun Kayseri şeker Fabrikaları A.Ş. ibaresi ve şekil olduğu, Boğazlıyan sözcüğünün adı geçen şirketin Boğazlıyan şubesi gibi algılandığı ve redde dayanak yapılan marka ile arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığı, davalı M. vekilinin derdestlik itirazının zamanında yapılmadığı için dikkate alınamayacağı, ancak söz konusu davanın bekletici mesele yapılmasının gerektiği gerekçesiyle, TPE YİDK kararının iptali için açılan davanın kabulüne, TPE YİDK"nun 13.07.2007 tarih ve 2007-M-3911 sayılı kararının iptaline, davalı M. adına tescilli markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
    Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
    Dava, YİDK kararının iptaline ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere başvuru tarihinde aynı sınıftaki mallarla ilgili olarak davalıya ait Boğazlıyan markası tescillidir.
    556 Sayılı KHK’nun 7/1-b maddesinde aynı türdeki mal ile ilgili olarak tescil edilmiş marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markaların mutlak olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Her ne kadar mahkemece davacının başvurusundaki baskın unsurun Kayseri Şeker Fabrikaları A.Ş. ve şekil olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, tescili istenen markanın esaslı unsuru Boğazlıyan ibaresi olduğundan her iki marka 556 Sayılı KHK’nun 7/1-b maddesi anlamında benzerdir. Bu itibarla mahkemece davacının davasının reddine karar vermek gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir…)
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    TEMYİZ EDEN: Davalılar TPE ve M. B. vekilleri
       
                        HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulu"nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava, marka tescil başvurusunun reddine dair Türk Patent Enstitüsü (TPE) Yeniden İnceleme Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının "Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. Boğazlıyan Şeker ve Mamülleri Entegre Tesisi+şekil" ibareli markasının tescili için davalıya yaptığı başvurunun, tescilli "BOĞAZLIYAN" ibareli markanın varlığı nedeniyle 556 sayılı KHK"nin 7/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiğini, markaların benzemediğini, ayrı ibarelerden oluştuğunu, yapılan itirazın ise reddine karar verildiğini ileri sürerek, TPE YİDK kararın iptali ile davalı adına tescilin kötüniyetle yapıldığını beyanla davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının talebine konu markanın, tescilli marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gibi üzerinde kullanılacakları mal ve hizmetlerin de aynı veya aynı tür oldukları tespit edildiğinden, davacının marka tescil başvurusunun 556 sayılı KHK"nin 7/1-b bendi gereğince reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Davalı M. B.vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıya karşı açtıkları davada, davacının hükümsüzlük iddiasına ilişkin karşı davasının devam etmesi nedeniyle, bu davanın mükerrer olduğunu, davalı markasının on yıldır kullanıldığını, davacının markayı ürün, ilan ve reklamlarında kullanarak marka haklarına tecavüz ettiğini, coğrafi adın marka olarak kullanımının mümkün olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Yerel Mahkemece, her iki markanın aynı olmadığı, davacının tescilini istediği markanın öne çıkan unsurunun "Boğazlıyan" ibaresi değil, "Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. Boğazlıyan Şeker ve Mamulleri Entegre Tesisi+şekil" ibaresi olduğu, bu nedenlerle her iki marka arasında ayırt edilemeyecek derecede bir benzerlik (mutlak iltibas) bulunmadığı gerekçesiyle, TPE YİDK kararının iptali ile davalının markasının hükümsüzlüğüne ilişkin davanın tefrikine karar verilmiştir.
    Davalı TPE vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Daire"ce yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Yerel Mahkeme önceki gerekçeleri yanında, taraflar arasında görülen davada kesinleşen hüküm ile markalar arasında nispi iltibas dahi bulunmadığı hususunun kesinleştiği gerekçesi ile TPE YİDK kararının iptaline ilişkin ilk hükümde direnilmesine karar vermiştir.
    Direnme kararı, davalılar TPE vekili ile davalı M. B.vekili tarafından temyiz edilmektedir.
    I-Davalı M. B. vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
    Yerel Mahkemenin bozmaya konu ilk hükmünü temyiz etmeyen davalı M. B. yönünden, ilk hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden, anılan davalının direnme kararını temyizde hukuki yararının bulunmadığı açıktır.
    Bu durumda, davalının aynı yöndeki direnme kararına ilişkin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmelidir.
    II-Davalı Türk Patent Enstitüsü vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
    Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, TPE YİDK kararında redde dayanak yapılan davalı markası ile davacının marka tescil başvurusuna konu ibarenin 556 sayılı KHK 7/1-b maddesi kapsamında aynı ve/veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
    Davacının "Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. Boğazlıyan Şeker ve Mamulleri Entegre Tesisi+şekil" ibareli markasının tescili için davalı Kuruma başvurduğu, "BOĞAZLIYAN" ibareli tescilli markanın varlığı nedeniyle istemin 556 sayılı KHK"nin 7/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
    Davanın yasal dayanağını 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 ve 8. maddeleri oluşturmaktadır.
    KHK" nin 7.maddesi mutlak red nedenlerini düzenlemiş olup, bu maddede sayılan hususlar gerek TPE gerekse, mahkemelerce resen gözetilmesi gerekir. KHK"nin 8.maddesi ise, nisbi red sebeplerini düzenlemiş olup, bu maddede düzenlenen hususlar resen gözetilemez, ancak ilgili kişiler tarafından ileri sürülebilir.
    Bilindiği üzere 556 sayılı KHK"nin 7/1-(b) bendi uyarınca marka tescil başvurusunun mutlak ret nedeni kapsamında TPE"nce reddedilebilmesi için, aynı veya benzer türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak daha önce tescil edilmiş ya da tescil başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gereklidir.
    556 sayılı KHK"nin 7/1-(b) bendinde belirtilen "aynı" olma; karşılaştırılan işaretlerin özdeş, birbirinden farksız, birebir aynı, taklit v.b. olmalarını ifade eder. Bunun yanında, işaretlerin örneğin farklı renk veya büyüklükte olması, yazı karakteri ya da tipinin farklılaştırılması gibi değişiklikler de "aynı" olma durumunu etkilemez. "Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" ise, karşılaştırılan işaretler arasındaki farklılıkların markanın kapsadığı mal ve hizmetin orta düzeydeki alıcı kitlesi üzerinde bıraktığı genel izlenim itibariyle önemsenmeyecek derecede düşük olması nedeniyle aynı işaret gibi algılanmasıdır.
    Bu durumda, karşılaştırılan işaretlerin "aynı" ya da "ayırtedilemeyecek kadar benzer" olması halinde, markayı oluşturan işaretler arasında iltibasın varlığı ayrıca bir inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olduğu peşinen kabul edileceğinden; anılan KHK"nin 7/1-(b) bendinde ayrıca iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılması gibi bir koşul yer almamıştır. Bu bakımdan, yukarıda da ifade edildiği gibi bir ayniyet veya ayırtedilemeyecek derecede benzerlik mevcut ise Türk Patent Enstitüsü tarafından re"sen başvurunun 556 sayılı KHK"nin 7/1-(b) bendi uyarınca reddine karar verilebilecektir.
    Ancak, marka tescilinde nispi ret nedeninin düzenlendiği 556 sayılı KHK"nin 8/1 -(b) bendine göre başvurunun reddedilebilmesi için, başvurunun bültende ilanı üzerine yasal sürede ilgililerin itirazı halinde Enstitüce işaretler arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil halk tarafından karıştırılma ihtimaline neden olacak derecede benzerlik bulunup bulunmadığı hususu incelenecektir. Bir başka deyişle, anılan madde hükmüne göre yapılacak benzerlik incelenmesinde asıl olan karıştırılma ihtimalidir.
    Bu nedenle, 556 sayılı KHK"nin 32. maddesi uyarınca Enstitü tarafından 7. madde yönünden inceleme yapılırken, başvuru konusu işaretin üzerinde kullanılacağı mal veya hizmetlerin ortalama tüketicileri nezdinde sicilde daha önce tescilli bir marka veya marka başvurusu ile karıştırılma ihtimaline yol açılıp açılmayacağının da değerlendirilmesini gerektiren derecede, yani Enstitüce takdir yetkisinin kullanılacağı bir benzerlik mevcut ise, bu takdirde işaretler arasında güçlü ve açık bir iltibasın varlığı peşinen kabul edilmiş sayılamayacağından "ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" bulunduğundan bahisle re"sen, başvurunun reddine karar verilemez. Çünkü, böyle bir durumda işaretlerin 556 sayılı KHK"nin 8/1-(b) bendi anlamında bir "benzer"liği söz konusu olacağından, artık bu husus nispi ret nedeni olarak ve ancak başvuruya itiraz halinde Enstitüce değerlendirilebilecektir.
    Zira, nispi red sebepleri kamu menfaat ile ilgili olmadığından, mahkeme veya TPE tarafından re"sen dikkate alınması mümkün değildir. Bunların mutlaka 556 sayılı KHK"nin düzenlediği prosedür çerçevesinde ilgili kişiler tarafından itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir.
    KHK"nin 8/l-(b) kapsamında karıştırılma tehlikesine yol açıp açmadığının değerlendirilebilmesi ise ancak ilgililer tarafından anılan KHK çerçevesinde itirazda bulunulmasına bağlıdır.
    Böyle bir değerlendirme yapılırken her tescil başvurusunun somut koşullarının gözetilmesi gerekliliği de göz ardı edilmemelidir.
    Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında somut uyuşmazlığın incelenmesinde, dava konusu başvuru "Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. Boğazlıyan Şeker ve Mamulleri Entegre Tesisi+şekil" ibaresinden, davalı TPE tarafından redde dayanak kabul edilen tescilli marka ise "BOĞAZLAYAN" ibaresinden oluşmaktadır. Dava konusu başvuru ve redde mesnet marka asli unsur olarak "Boğazlıyan" kelimesini ihtiva etmesine karşın, uyuşmazlık konusu başvuruda ayrıca "Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. Şeker ve Mamulleri Entegre Tesisi" kelimeleri ile "şekil" unsuru da yer almaktadır.
    Yukarıda açıklandığı üzere bu konudaki değerlendirme ancak her tescil başvurusunun somut koşulları dikkate alınarak yapılabileceğinden, dava konusu işaretlerin tertip tarzı, içerdiği kelime ve şekil unsurları ile başvuru konusu markanın tescili istenen emtia sınıfı birlikte gözetildiğinde, benzerlik olgusunun iltibasa yol açacağının peşinen kabulünü mümkün kılmayacağı, ancak işaretler arasında bağlantı ihtimalini de içerecek derecede karıştırılmaya yol açılıp açılmayacağı hususlarının değerlendirilmesini zorunlu kıldığı yani uyuşmazlığın 556 Sayılı KHK"nin 8/1-(b) bendi kapsamında kaldığından, davalı Enstitünün tescil başvurusunun 556 sayılı KHK"nin 7/1 -b bendi gerekçe yapılmak suretiyle reddi kararı doğru değildir.
    Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkelere uygun değerlendirme yapılarak yerel mahkemenin dava konusu başvurunun reddine ilişkin, TPE YİDK"nın kararının iptaline yönelik önceki kararında direnilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
    SONUÇ: 1-Yukarıda (I) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı M.B.vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
    2-Yukarıda (II) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı TPE vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA,
    gerekli temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, HUMK"nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.


     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi