1. Ceza Dairesi 2016/2692 E. , 2017/4774 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında;
Katılan ..."ye karşı yaralama ve cebir, tehdit ve hile kullanarak hürriyetinden yoksun kılma suçlarından TCK"nun 109/1-2-3-a,b, 86/1-3e, 87/3 maddeleri uyarınca CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
2- Sanık ... hakkında;
Katılan ..."ye karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
3- Sanık ... hakkında;
Katılan ..."ye yönelik yağma suçundan CMK.nun 223/2c-e maddeleri uyarınca beraat,
4- Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında;
- ..."ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK.nun 109/2, 109/3-b, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası (ayrı ayrı),
- ..."ye karşı yaralama suçundan TCK.nun 86/1, 86/3-e, 87/3, 29/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 3 gün hapis cezası (ayrı ayrı).
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin tür ve ceza miktarlarına göre, yasal imkan bulunmadığından sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin CMUK"nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
2-Sanık ..."un beraat kararlarının gerekçesine yönelmeyen temyizde hukuki yararı bulunmadığından, sanık ... müdafiinin temyizinin ise bir haftalık yasal sürede gerçekleşmediğinden temyiz taleplerinin CMUK"nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
3-Kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde TCK"nun 53. maddesi gereğince hak yoksunlukları gösterilmemiş ise de infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4-Toplanan deliller karar yerinde, incelenip, sanıklar ..., .... ... ve ..."un mağdur ..."ye yönelik kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, kasten yaralma suçu yönünden haksız tahrike ve takdire, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında yağma suçlarından açılan kamu davalarında elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin sübuta, katılan vekilinin, sübuta, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A)- Sanık ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında yağma suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B)-Sanıklar ..., ...., .... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
1- Oluşa ve dosya kapsamına göre, önceden sanıkların çalışanı olup aralarında itilaf oluşan mağdurun telefonla hakaret ve tehditte bulunduğunu savunan sanıkların, olay günü mağdurla buluştuktan sonra onu bir araca zorla bindirip bir süre dolaştırıp darp ettikleri anlaşılan olayda; sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan uygulanan TCK"nun 29.
maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerde bir gerekçe de gösterilmeden uygulanmaması suretiyle çelişki oluşturulması,
2-24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
C)-Yargılama giderinin sanıklardan ayrı ayrı tahsili yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 06/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.