3. Hukuk Dairesi 2016/13460 E. , 2018/4984 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... mevkiinde kain 918 parselde kayıtlı zeytinlik alanda 28/06/2012 günü elektrik kablolarının ark yapması nedeniyle çıkan yangın nedeniyle meydana gelen 10.208,38 TL maddi zararının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...; hattın mülkiyeti... Genel Müdürlüğüne ait olmakla birlikte hattın arıza bakım ve onarımının yüklenici firma ... Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, bu nedenle öncelikle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yaptırılan tespitin doğru olmadığını, zararın fazla hesaplandığını, yangının trafodan kaynaklanmadığını, bu hususta verilen raporun da eksik olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.Davacı; mahkemenin ara kararı uyarınca ...’nin davaya dahil edilmesini talep etmiş, davalı davaya dahil edilmiş; kendilerine izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı, zarardan sorumlu olmadıklarını ayrıca zararın da fahiş hesaplandığını belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, “7.386,00 TL tazminatın olay tarihi olan 28/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, ...Davalı ... tarafından yapılan 500 TL yargılama giderinin red edilen kısım üzerinden 140 TL nin davacıdan alınarak davalı ...Ş. ye ödenmesine,... Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden 1.500 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine” karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.Yine mahkemece; davalı ... Ltd. Şti.’nin tavzih talebi doğrultusunda ise 24.11.2015 tarihli karar ile davalının tavzih talebinin kabulü ile, [Mahkememizin 12/06/2015 tarihli gerekçeli kararının hüküm kısmının 2. Fıkrasının 5. Bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine “dahili davalı... tarafından yapılan 500 TL yargılama giderinin reddedilen kısım gözününde bulundurularak 140 TL nin davacıdan alınarak dahili davalı ..."a ödenmesine” cümlesinin yazılmasına, Mahkememizin 12/06/2015 tarihli gerekçeli kararının hüküm kısmının 2. Fıkrasının 6. Bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine “davalıların kendilerini vekille temsil ettirdikleri görüldüğünden her bir davalı için ayrı ayrı 1.500 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine” cümlesinin yazılmasına] karar verilmiş, tavzih kararı ise davalı ... ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı HMK"nun hükmün tashihi başlıklı 304.maddesinde “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re"sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.", hükmün tavzihi başlıklı 305.maddesinde “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.", tavzih talebi ve usulü başlıklı 306.maddesinde “Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar." hükmü bulunmaktadır.
Yukarıda anılan 6100 sayılı HMK"nun ilgili maddelerine göre gerek tashih yolu ile gerekse tavzih yolu ile hüküm fıkrası sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu durum 6100 sayılı HMK"nun 304-305-306 maddelerine aykırılık teşkil etmekte olduğundan, hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların asıl karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince tavzih kararını temyiz eden davacı ile davalı ... yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.