Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/17810
Karar No: 2018/4987
Karar Tarihi: 10.05.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/17810 Esas 2018/4987 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/17810 E.  ,  2018/4987 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince, temyize cevap ile de davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı; davalı ile düğünlerinde toplam 14 adet bilezik, 5 adet cumhuriyet altını, 2 adet yarım altın, 50 adet hediyelik altının takıldığını, ... 7. Aile Mahkemesince boşanmalarına karar verildiğini, davalı tarafın boşanma davası süresince ziynet eşyalarını teslim edeceğini bildirdiğini ancak sadece altın setinin teslim edildiğini, dava konusu olan diğer ziynet eşyalarının teslim edilmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 14 adet bilezik (yaklaşık 200,00 gr), 5 adet cumhuriyet altını, 2 adet yarım altın, 50 adet hediyelik altından oluşan ziynet eşyasının taraflarına iadesine ve teslimine, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 10/06/2014 havale tarihli dilekçesi ile talebini 21.081,15 TL’ye çıkartmıştır.Davalı; davacının ailesinin ..."ta olması nedeniyle iki yerde düğün yapıldığını, ilk önce düğünün ..."ta yapıldığını ve kız tarafının burada takmış oldukları 3 adet bilezik ve 10 adet küçük altını düğün bitiminde hemen geri aldığını, iki hafta sonra ..."da yapılan düğünde ise davacının iddia ettiği gibi 14 adet değil 11 adet bilezik takıldığını, davacı tarafın ..."taki düğünde takmış olduğu bilezik ve altınları ..."daki düğünde tekrar taktıklarını, davacı ile birlikte iken evlilik birliğinin borçlarına karşılık davacının iade edilmemek üzere bileziklerden 4 tanesini ve küçük altınları verdiğini ve bunların bozdurulduğunu, davacının geriye kalan 8 adet bileziğinden 5 tanesini ... ve ..."a gidişinde kendisinin bozdurup harcadığını, takı setini 13/04/2013 tarihinde ziynet eşya teslim tutanağı ile teslim ettiğini, kalan 3 tane bileziği de bu teslim sırasında kendisine vermesine rağmen davacının almadığını, "bunlar senin taktıkların almam zaten ev eşyalarını da ziyadesiyle aldım"diyerek vekillerin ve diğer aile büyüklerinin huzurunda rızasıyla verdiğini, bunları da isteyemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
    Mahkemece; davacı tanıkları dahi tarafların boşanma aşamasında 8 adet 12’şer gramlık bilezik hususunda anlaşıldığını ancak daha sonra bu bileziklerin davacı tarafa iade edilmediğini beyan ettiklerinden davanın kısmen kabulü ile 12 gr"lık 8 bilezik veya toplam bedeli 7.027,20 TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekilince, temyize cevap ile de davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalının tüm, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-) Uyuşmazlık, ziynet eşyalarının iadesine ilişkindir.Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.Kural olarak düğün sırasında takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılırsa takılsın, aksine bir anlaşma bulunmadıkça kadına bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Bu eşyaların iade edilmemek üzere kocaya verildiği, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup müşterek ihtiyaçlar için harcandığı hususu davalı tarafça kanıtlandığı takdirde, koca bu eşyaları iadeden kurtulur.Davacı kadın, dava konusu edilen ziynet eşyalarının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise ziynet eşyalarından 4 bilezik ile küçük altınların ihtiyaçlar için bozdurulduğunu savunmuş, davacı kadının bunları iade edilmemek üzere rıza ile verdiğini kanıtlayamamıştır.Hal böyle olunca, davalı kocanın, evlilik birliği içinde bozdurularak harcanan ziynetlerin, rızayla ve iade şartı olmaksızın kendisine verildiğini ispatlayamadığı, bu nedenle dava konusu olan ve varlığı ispat edilebilen ziynetleri iadeyle mükellef olduğu hususu tartışmasızdır.
    Öyle ise, mahkemece; evlilik birliği içinde bozdurulduğu anlaşılan bu takılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    3-) Kabule göre de; davacı taraf ıslah dilekçesi ile faiz talebinde bulunmuştur. Mahkemece, faiz talebiyle ilgili hüküm kurulmamış olması doğru değildir.
    4-)Bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297. maddesinde tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur. İİK"nun 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları açık olarak yazılmalıdır.Ancak hükümde, bilirkişi raporunda tespit edilen ve iadesine karar verilen ziynet eşyalarının cins, nitelik miktar (gram ve ayarı) ve değerlerinin, ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken gösterilmemesi de doğru görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci, üçüncü ve dördüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.













    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi