3. Hukuk Dairesi 2016/18392 E. , 2018/4998 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; hakkında kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, hiç kaçak elektrik kullanmadığı halde bu tespit ile kaçak tahakkukundan sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığını, ayrıca hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, tutanağın gerçeği yansıtmadığını belirterek söz konusu 35.952,06 TL tutarındaki kaçak faturasının faizi ile tüm ferilerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı; davacıya ait tarımsal sulama tesisinde yapılan kontrolde abonesiz ve sayaçsız enerji kullanıldığının tespit edildiğini, davacının abonesiz ve sayaçsız olarak enerji kullandığının tespit edilmesi neticesinde 24/11/2010 tarih ve 1286 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, davacının kaçak elektrik kullandığı hususunun tutanakla sabit olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; kaçak elektrik tespit tutanağının ekindeki ölçeksiz basit krokide belirtilen tarımsal sulama tesisinin davacıya ait olmadığı, davacının söz konusu kuyu ile ilgili herhangi bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacıya ait 2010/12.döneme ait 28.927,27 TL miktarlı kaçak tüketime ilişkin idari para cezasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
1-Davalı kurum görevlilerince davacının abonesiz ve sayaçsız kaçak elektrik kullandığı belirtilerek davacı hakkında 24.11.2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiştir. Kurum görevlilerince düzenlenen tutanak aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup, tarafları bağlar.Her ne kadar mahkemece, dinlenen tanık beyanına ve bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği taşınmazda davacının tarımsal sulama yapıp yapmadığı araştırılmadığı gibi tutanak mümzileri de dinlenmemişlerdir.Mahkemece; kaçak elektrik tutanağına konu taşınmazın tapu kaydı Tapu Sicil Müdürlüğünden celbedilerek, taşınmazın davacı adına kayıtlı olup olmadığı araştırılıp, tutanak düzenlenen taşınmazda davacının faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunuyor ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili İlçe Tarım Müdürlüğü, muhtarlık ve diğer kurumlardan sorularak saptanıp, kaçak elektrik kullanma fiilinin kim tarafından işlendiği tutanak mümzileri dinlenerek ve zabıta araştırması yapılarak şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilip, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi